Cari fazla 20 milyar $’a çıkar

Hürriyet Gazetesi 9 Mayıs 2014

Türkiye’nin büyüme, istihdam ve ihracatında stratejik öneme sahip tekstil ve hazır giyim, ‘stratejik sektör’ olarak benimsenip, 6’ncı Bölge’ye verilen teşviklerle desteklense, geçen yıl verdiği 15.3 milyar dolarlık cari fazlanın bir yılda 20 milyar dolara çıkacağı öngörülüyor. Sektör temsilcileri daha efektif bir teşvik sistemiyle istihdamın da rahatlıkla 1 milyona çıkacağını belirtiyor.

Ekonomik büyümeyi desteklemek ve özellikle ihracatı artırmaya yönelik tedbirler kapsamında 2012 yılı ortalarında uygulanmaya başlayan yeni teşvik sistemi, tekstil ve hazır giyim  sektöründe önemli gelişmeler yaşanmasını sağladı. Yeni teşvik sisteminin yanı sıra 2011’de tekstil sektöründe başlayan ek vergi uygulaması ile birlikte tekstil ve hazır giyim sektöründeki yatırımlarda son 3 yılda patlama yaşandı. Türkiye genelinde, 2012 yılında 4 bin 311 ve 2013’te 4 bin 985 adet toplam yatırım teşvik belgesi alındı. Tekstil ve hazır giyim sektöründeki yatırım teşvik belge sayısı ise, 2012’de 665 ve 2013’te de 737 oldu. Bu, Türkiye toplamının yaklaşık yüzde 15’ini oluşturuyor. Ancak tekstil ve hazır giyim sektörü temsilcileri, yapılan yatırımlar tüm sektörler içinde son derece önemli bir pay almış olsa da, yatırımların beklentilerin oldukça altında kaldığına dikkat çekiyor. Sektördeki atıl kapasite de göz önüne alınarak yapılan hesaplamalar, ‘cari açığın ilacı’ olarak değerlendirilen tekstil ve hazır giyim sektörünün 2013 yılında sağladığı 15.3 milyar dolarlık dış ticaret fazlasını bir yıl gibi kısa bir sürede 20 milyar dolara çıkarabileceğini gösteriyor. Sektörün, sağladığı 918 bin 496 kişi kayıtlı istihdamını daha doğru stratejilerle geliştirilmiş bir teşvik sistemi sayesinde rahatlıkla 1 milyonun üzerine çıkarabileceği öngörülüyor.

İstihdama büyük katkı
Rakamların açıkça ortaya koyduğu tablo özetle şöyle; tekstil sektörüne yönelik getirilen ek vergi uygulamasının etkisiyle 2011 yılında bir önceki yıla göre yüzde 120’lik bir artışla, 4.9 Milyar TL’lik bir yatırım gerçekleştiren tekstil ve hazır giyim sektörü, 2011’deki teşvikli yatırımlar içinde yüzde 9.2’lik bir pay aldı. Ancak takip eden dönemde yürürlüğe giren yeni teşvik sistemine rağmen sektördeki yatırımlarda beklenen artış olmadı ve tekstil ve hazır giyim sektörünün 2012’de tüm teşvikli yatırımlar içindeki payı sadece yüzde 7.5’ta kaldı. Bu rakam 2013 yılı içinde ise yüzde 7.1’e geriledi. Oysa sağladığı istihdam ve gerçekleştirdiği ihracat ile Türkiye’nin en önde gelen sektörlerinden biri olan tekstil ve hazır giyim sektörü, mevcut üretim kapasitesi düşünüldüğünde yatırıma çok daha fazla katkı yapabilecek konumda. Ancak sektör temsilcileri, bunun gerçekleşebilmesi için tekstil ve hazır giyim sektörlerine yönelik bölgelerden bağımsız olarak daha kapsamlı bir teşvik politikasının benimsenmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Stratejik sektör olmalı
İhracatta dünyada 4’üncü büyük oyuncu olarak önemli bir konumda bulunan Türk tekstil ve hazır giyim sektörünün, uluslararası pazarlardaki bu etkin konumunu koruması Türkiye ekonomisi açısından da stratejik önem taşıyor. Bunun için de sektöre yönelik destekler konusunda yeni düzenlemelere ihtiyaç duyulduğu sektör temsilcileri tarafından zaman zaman gündeme getiriliyor. Bu bağlamda sektör temsilcileri, tekstil ve hazır giyimin Türkiye için stratejik sektör olarak ele alınması gerektiğine dikkat çekiyor. Mevcut teşvik sistemi çerçevesinde sadece 6. Bölge’ye sağlanmakta olan desteklerin kademeli olarak diğer bölgelere genişletilmesi gerektiğini belirten sektör temsilcileri, özellikle istihdam ve katma değer yaratan sektörlerin bulundukları bölgelerde yerinde teşvikle desteklenmesi gerektiğinin altını çiziyor. Tekstil ve hazır giyimde, Türkiye’de şu ana kadar oluşmuş olan Bursa, İstanbul, Denizli, Kahramanmaraş, İzmir gibi doğal kümelenmelerin olduğu bölgelerin teşvik sistemi kapmasında bölge ayrımı yapılmaksızın desteklenmesi özellikle rekabet gücünün artırılması açısından büyük önem taşıyor.



6’ncı Bölge kademeli olarak genişletilsin
TEKSTİL ve hazır giyim sektörünün Türkiye çapına yayılmış ciddi bir üretim kapasitesi olduğuna dikkat çeken sektör temsilcileri, yeni bir teşvik politikası ile sektörün rekabet gücünün artırılmasına yönelik şu önerilerde bulundu:
6’ncı Bölge kademeli olarak genişletilmeli, özellikle istihdam ve katma değer yaratan tekstil ve hazır giyim sektörü kümelenmenin getirdiği avantajlardan da daha fazla yararlanmak amacıyla bulundukları yerlerde de teşviklerle desteklenmeli.
6’ncı Bölge dışındaki yerlerde yapılacak yeni yatırımlarda sağlanacak ek istihdam için sigorta primi, işveren payının tamamı en az 5 yıllık süreyle, sigorta primi işci payı da bölgesel farklılıklar göz önüne alınarak değişen zaman ve oranlarda desteklenmeli.
Tekstil ve hazır giyim gibi emek yoğun ve katma değeri yüksek imalat sanayi sektörlerimiz “Stratejik Sektör” olarak tanınmalı ve bölge ayrımı gözetmeksizin ülke genelinde 5’inci Bölge desteklerinden yararlanabilmeli.
AR-GE yatırımları ve bu alanda verilen teşvikler genişletilmeli ve artırılmalı.
Ürün geliştirme (ÜR-GE) faaliyetleri yapılacak yeni bir hukuki düzenleme kapsamında özel teşviklerle desteklenmeli.
Enerji tasarrufu yatırımı yapan firmalara yatırım bedelinin tamamı için kurumlar vergisi matrahından muafiyet sağlanmalı.
Kayıtdışı ile mücadele konusunda etkin çözümler getirilmeli, kayıtlı istihdam ve kurumsal işletmeler muhtelif  teşviklerle ödüllendirilmelidir.

İstihdama büyük katkı
TEKSTİL ve hazır giyim sektörü bir yandan uluslararası ticarette bugüne kadar elde ettiği rekabetçi konumunu korurken bir yandan da yeni yatırımlarla büyümeye devam ediyor. Sektörün yatırım teşvik belgelerinde öngörülen sabit yatırım tutarı 2012’de 4.4 milyar TL ve 2013’te 6.7 milyar TL oldu. Tekstil ve hazır giyim sektörü, tüm sektörler sabit yatırım toplamı içinde 2012’de yüzde 7.5 ve 2013’te yüzde 7.1 paya sahip. Öngörülen istihdam açısından incelendiğinde ise, tekstil ve hazır giyim yatırım teşvik belgelerinde 2012 yılında 26 bin 374 ve 2013 yılında 36 bin 108 kişiye istihdam sağlanması öngörülüyor. Bu da tüm sektörler toplamında sırasıyla yüzde 17.9 ve  yüzde 19.0 ile yüksek bir pay oluşturuyor. Sektörün daha da fazla desteklenmesi durumunda istihdama yapacağı katkının artarak devam edeceği öngörülüyor.