Gizli kahraman tekstil terbiyesi

Hürriyet Gazetesi 21 Kasım 2014

Tekstil ve hazır giyim sektörünün olmazsa olmaz alanlarından biri olan tekstil terbiyesinde Türkiye 600 fabrikası ile Çin’den sonra dünyada ikinci sırada. Bu alanda hız avantajı yakalayan Türkiye’de tekstil terbiyecisi yatırımcılar, yerinde teşvik ile sektörün desteklenmesini istiyor.

Üretim ve ihracatta dünyanın ilk 4 büyük oyuncusu arasında yer aldığımız tekstil ve hazır giyim sektörü Türkiye’nin hiç kuşkusuz en rekabetçi olduğu alanların başında yer alıyor. Bunda son yıllarda büyük bir gelişim gösteren ve tasarım ile birlikte gelen markalaşma ve ihracat atağının payı büyük. Ancak Türk tekstil ve hazır giyim sanayini dünya rekabetinde en üstlere taşıyan unsurlar sadece bunlar değil. Daha çok sektörün içinden gelenlerin ya da yakından ilgili olanların bildiği çok önemli bir alan daha var; tekstil terbiye sanayi. Evet, tasarım veya marka bir hazır giyim ürününü ilk görüşte seçmenizde büyük bir etkiye sahip olabilir. Ama o ürüne dokunup almaya karar vermenizde, kumaşa asıl olarak albeniyi veren, ‘boya, apre ve baskının’ yani tekstil terbiyesinin payını unutmamak gerek.

600 terbiye fabrikası
Tekstil sektörünün dinamosu olarak da adlandırılan tekstil  terbiyesi, tekstil ve hazır giyimin olmazsa olmazı. Sektör temsilcileri, tekstil terbiyesini, “Türkiye’de bugün tekstil varsa ve yarın da olacaksa bu tekstil terbiyesinde sahip olduğumuz kapasite, hız ve know how sayesinde olacaktır. Tekstil terbiyesi yoksa o ülkede gerçek tekstilden söz edilemez” diyecek kadar, tekstil terbiyesine hayati bir önem veriyor. Dolayısıyla sektörün bir anlamda ‘gizli kahramanları’ olarak da görülen tekstil terbiyesi, bugün Türk tekstil ve hazır giyim sanayini dünya pazarlarında rekabet edecek noktaya taşıyan asıl güç olarak öne çıkıyor. Türkiye’de bugün 600’ü aşkın tekstil terbiyesi yapan fabrika bulunuyor. Bu haliyle Türkiye Çin’den sonra kapasitede tekstil terbiye sektöründe dünyada ikinci büyük ülke konumunda.

Dünyanın en hızlısıyız
Tekstil terbiyesinde ciddi bir know how birikimi ile dikkat çeken Türkiye, dünyada pamuk ve viskon elyaf gibi doğal elyafları en iyi işleyen ülke. Türkiye’nin tekstil terbiyesindeki bir diğer önemli avantajı ise 3-4 haftada bir koleksiyon değişikliği yapan Avrupa pazarına en yakın ülke olması. Türkiye’nin yakın çevresindeki ülkelerde son yıllarda hızlı moda akımıyla birlikte hazır giyim üretimi artsa da, bu ülkelerde hammadde temininde son derece önemli bir payı bulunan tekstil terbiyesi yok denecek kadar az  yapılıyor. Dolayısıyla Türkiye, bu alanda da önümüzdeki dönemde ihracatını artıracak büyük bir potansiyele sahip.


Tekstil  terbiyesi nedir?
Boya, apre ve baskının üçüne birden tekstil terbiyesi deniyor. Büyük çapta kimya ve işleme dayanan, son derece teknik bir konu olan tekstil terbiyesi ile, kumaşa albeni kazandıran özellikler sağlanır. Tekstil terbiye sanayi, ham iplik, örme veya dokuma olan hambeze beyazlık, renk, desen ve yumuşaklık, modaya uygun kaliteli ve çeşitli üretimler için özel bir doku sağlayarak, kalite, albeni ve katma değer kazandıran özel ihtisas sanayi dalıdır. Günümüzde tam entegre tesis sayısı 30-40 yıl öncesine göre giderek azaldı. Aşırı rekabet nedeniyle yüksek kalite ve ihtisasa önem verilince, kumaşa albeni kazandıran terbiye işleminde uzmanlaşan  fabrikalar daha da önem kazandı.

Atık yönetimi önemli 
Tekstil terbiyesi tekstil ve hazır giyim sektörü için hayati olduğu kadar, çevrenin korunması konusunda da son derece dikkatli olunması gereken bir alan. Tekstil terbiye firmalarının mevzuatlar nedeniyle çevre duyarlılıklarını artırmalarının yanında sürdürülebilir rekabet koşullarını sağlayabilmeleri için daha az enerji ve su kullanarak, daha az zararlı kimyasallarla ve tabii daha az atık yüküne neden olarak çalışmanın yollarını bulmaları gerekiyor. Görüldüğü gibi tekstil terbiyesinde çevre konusundaki baskılarla yeni bir dönem başlıyor.

Mevzuat zorluyor 
Tekstil terbiye sanayicilerinin yüksek maliyetlerin yanı sıra mevzuat gereği yaşadıkları bazı sıkıntılar da var. Bu sıkıntılı uygulamaları özetle şöyle sıralamak mümkün:
- “Tekstil Sektöründe Entegre Kirlilik Önleme ve Kontrol Tebliği” gereğince kostik geri  kazanımının 31.12.2014 yılına  kadar tesislerde  uygulanması zorunluluğu.
- Bazı belediyelerin atıksu  arıtma tesislerinden talep  ettiği renk giderimi  uygulamalarının gerçekçi  olmaması.
- Tehlikesiz atık kapsamında  olan ambalaj atıklarının  değişen yeni uygulamalarla belediyelerin toplama ayırma sistemine  bedelsiz olarak verilmesi zorunluluğu.
Kimyasalların kaydı, değerlendirilmesi, izni ve kısıtlanmasını öngören yeni bir  Avrupa Birliği mevzuatı olan REACH Tüzüğü,  AB’ye ciddi oranda tekstil ve hazır giyim ihracatı yapan Türkiye’yi de etkiliyor. Bu da özellikle Türk Tekstil Terbiye Sanayii’ne birçok sorumluluk yüklemekte.

Sağlıksız ürün girişi durdu
Tekstil terbiyesi alanına giren sağlığa zararlı ürün kullanımı konusunda da son yılarda önemli adımlar atıldı. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’na bağlı birçok Gümrük Müdürlüğü’nde Çin gibi Uzakdoğu ülkelerinden gelen ürünlerin üzerindeki kanserojen boyaların analizleri çok detaylı şekilde yapılmakta ve sınırların üzerinde azor boya madde içeren ürünler ilgili birimlere iletilmektedir.Yerinde teşvikle desteklenmeli Tekstil ve hazır giyim sektörünün arkasındaki gizli güç olarak öne çıkan tekstil terbiyesinde Türkiye’nin sahip olduğu avantajı koruyabilmesi için yerinde teşvik gerekiyor. Rekabette; modernizasyon ve yenileme yatırımları bölge farkı gözetmeden, öncelikle ve en yüksek oranda teşviklerle desteklenmeli. Sektör temsilcileri mevcut fabrikaların taşıyamayacağını bu yüzden, tekstil ve hazır giyim için stratejik öneme sahip bu alandaki enerji ve işgücü maliyetlerini düşürecek önlemler alınmasını talep ediyor.



Rekabet için maliyet aşağı çekilmeli
Tekstilin diğer alt sektörlerinden farklı olarak, faal işletmerin büyük kısmı Marmara Bölgesi’nde toplanan tekstil terbiye sanayinin ana girdileri, doğalgaz, ısıl enerji, buhar ve elektrik Türkiye’de dünya fiyatlarının çok üzerinde seyrediyor. Terbiye sektöründe 1 kilogram mal üretimi için, 1.5 kilovat/saat elektrik ve 1.10 santimetreküp doğalgaz harcanıyor. Dünya pazarlarında rekabet edebilecek tekstil ürünleri için, üretim maliyetlerinin düşürülmesi yönünde, sanayiciye yansıtılacak fiyatların, rakip ülkeler fiyatlarına çekilmesi önemli bir zorunluluk olarak ortaya çıkıyor. İmalatçı ve ihracatçılara dünya fiyatlarından hammadde ve enerji sağlanması önemli.


SEKTÖRDEN GÖRÜŞLER

İş güvenliği ve insan gücü önemli
Vehbi Canpolat (Türkiye Tekstil Terbiye Sanayicileri Derneği Başkanı): Sektörde yaklaşık 150 bin çalışan bulunuyor. Sektörün en büyük problemi kaliteli insan gücü.  İş güvenliği ve çevrenin korunması konusunda çok önemli adımlar atıldı. Bu konuda sektör önemli adımlar attı ve atmaya da devam ediyor. Avrupa’da artan işgücü maliyetleri nedeniyle neredeyse tekstil terbiyesi yapan kalmadı. Dolayısıyla Türkiye bu bölgede oldukça avantajlı. Teknolojiyle birlikte Türkiye tekstil terbiyesi alanındaki çevre sorununu aştı.

Ar-Ge teşviği istiyoruz
Selahattin Bitlis (Şark Mensucat Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı): Teknik terbiyeye yönelirsek tekstil terbiyesi açısından çok iyi olur. Çünkü yenilikleri takip ederek, inovasyon yaparak bu sektördeki rekabet gücümüzü daha da artırabiliriz. Biz artık sektör olarak arıtma sorunlarını aştık. Bundan sonra gündemimiz inovasyon. Ülkeyi seviyorsak, çevreye zarar vermeyeceğiz, bunun bilincindeyiz. Bu alanda en çok Ar-Ge teşviği istiyoruz. Sektörde yatırım çok yüksek maliyetli ve nitelikli insan gücü ihtiyacımız çok fazla.

Asıl sorun mevzuata uymayanlar
Nevzat Seyrek (Pisa Tekstil Pazarlama ve Satış Müdürü): Tekstil terbiyesinde çevre mevzuatı şirketlerin üzerine oldukça fazla yük bindiriyor. Mevzuat çok ağır ve maliyetleri artırsa da bir anlamda avantajlı. Asıl şikayet mevzuat değil, mevzuata uymayanlar. Çünkü haksız rekabete yol açıyor. Çünkü tekstil terbiyesinde yatırım değeri çok yüksek. Ama kârlılığı çok düşük. Aslında tekstil ve hazır giyimin en cefakâr alanı tekstil terbiyesi sektörü. Kumaşı rezil de eden, vezir de eden bu sektör. Kalifiye eleman sıkıntısı her zaman gündemde.