İran’la ticarette gözler Serbest Ticaret Anlaşması’nda

Türkiye ile İran arasında imzalanan Tercihli Ticaret Anlaşması sonrasında atılan en somut adım, Türkiye’nin Tahran’da açtığı Türk Ticaret Merkezi (TTM) oldu

TTM’lerin tüm sektörler için açıldıkları ülkelerde ihracatın artırılmasına önemli katkı sağlaması beklenirken, bazı bölgesel sıkıntıların olduğu da gözlerden kaçmıyor. Bu bağlamda her iki taraf da Serbest Ticaret Anlaşması (STA) sürecine ulaşmak istiyor. STA’nın ise yıl sonuna kadar yapılması hedefleniyor.

Ortadoğu’nun ikinci büyük ekonomisine ve 80 milyonluk genç bir nüfusa sahip olan komşumuz İran’a yönelik, uzun süredir devam eden ambargoların kalkması, diğer pek çok sektörde olduğu gibi tekstil ve hazır giyimciler için de önemli fırsatlar yaratmıştı. Türkiye ile İran arasında imzalanan Tercihli Ticaret Anlaşması (TTA) sonrasında atılan en somut adım ise Türkiye’nin Tahran’da açtığı Türk Ticaret Merkezi (TTM) oldu. Bu paralelde, hazır giyim sektöründeki Türk markaları İran’da mağaza açmak için yatırım sürecine girmiş bulunuyor.
İki yıl önce yürürlüğe giren TTA ile geçen yıl Türkiye’nin İran’a ihracatı bir önceki yıla göre yüzde 39 artarak, 725 milyon dolardan 1 milyar doların üzerine çıktı. Bu yılın ilk beş ayında İran’a ihracat TTA kapsamındaki ürünlerde yüzde 8 artarak 391 milyon dolara yükseldi. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, iki ülke ticareti arasında hiçbir engelin olmasını istemediklerini belirtirken, hedefin 50 milyar dolarlık bir ticarete ulaşmak olduğunu söylüyor. Bu paralelde üçüncü ülkelerle de ticaret yapmak istediklerini belirten Zeybekci, kısa sürede Serbest Ticaret Anlaşması (STA) sürecine ulaşmak istediklerinin altını çiziyor.
Türkiye’nin İran’a hazır giyim ihracatı, ambargonun da etkisi ile 2014 yılında 70 milyon dolara kadar inmişti. Ardından ticaret anlaşması ve ambargonun kakması ile ihracat 2015 yılında 121 milyon dolara yükselirken, 2016 yılında ise 368 milyon dolara sıçradı. Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği Başkanı Şeref Fayat, 2017 yılının ilk yarısında ise bu rakamın yüzde 65 gerileyerek, 177 milyon dolardan 62 milyon dolara indiğini belirtiyor. Fayat, bu gerilemede ikili ilişkilerdeki dalgalanma ve İran’daki görünmeyen engellerin etkili olduğunu söylüyor.
Ancak Fayat bu noktada İranlıların Türk tekstiline yönelik olumlu algısını da hatırlatarak, “İranlıların Türk ev tekstili ve hazır giyim ürünlerine karşı bilinirliği ve beğenisi oldukça yüksek. İran’dan gelen turistler, Türkiye’nin hazır giyim, aksesuar ve kozmetik ürünlerine büyük ilgi gösteriyor. Van gibi sınır iller de bu alışverişten fazlası ile yararlanıyor” diyor.

Potansiyel 50 milyar dolar
Bununla beraber Türkiye, 50 milyar dolarlık bir hedefle, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, yatırımcı ve ihracatçılardan oluşan heyetle geçen Temmuz ayında İran’a çıkarma yaptı. Dünyada 20 adet ticaret merkezi açmayı hedefleyen Türkiye, İran’la ticaretinde yerel para kullanmayı hedefliyor. Önümüzdeki günlerde de Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya’nın konuyla ilgili olarak Tahran’a gitmesi bekleniyor.
2016 yılında 10 milyar dolara ulaşan İran’la ticaret hacminin artırılması, Tercihli Ticaret Anlaşması kapsamındaki ürün sayısının artırılması beklenirken, serbest ticarete geçilmesi de hedefler arasında. Zeybekci’nin Tahran’daki TTM’nin açılışını gerçekleştirdiği dönemde yapılan görüşmelerde de, üç yıl önce imzalanan Tercihli Ticaret Anlaşması’na daha fazla ürünün dahil edilmesi konusunda görüş alışverişinde bulunuldu.
İran İletişim ve Bilgi Teknolojileri Bakanı Mahmud Vaizi ise TTA’nın geleceğine olumlu baktığını vurguluyor. “STA’ya gitmemizi temenni ediyorum” diyen Vaizi, “Çeşitli alanları bu konu için hazırladık. Doğalgazdaki engelleri kaldırdık. Yeniden petrol ihracatı çoğaldı. Merkez Bankası başkanlarımız görüşecekler. Bu işin yıl sonuna kadar yapılmasını isterim. 30 milyar dolara da razı değilim. İki ülke arasındaki potansiyele bakarsak 50 milyar dolara götürebiliriz” şeklinde konuşuyor.

Adımlar atıldı, ama…
Olası bir STA bakanlar düzeyinde dillendirilmeye başlarken, TTM’lerden de beklentiler hayli yüksek. Ancak bu konuda da dikkat edilmesi gereken noktalar var. İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Yönetim Kurulu Üyesi ve İHKİB Tahran Türk Ticaret Merkezi Komite Başkanı Ercan Hardal, İranlı üreticilerin bazen sorun çıkarabildiğini, bu bağlamda önemli adımların atıldığını, şirketlerin ise biraz ağır hareket ettiğini ifade ediyor.
“Pazar için farklı ürünler ve markalar henüz yaratılamadı. Burada şirketlerin, bazı şeyleri biraz devletten bekleme durumu söz konusu. Şirketlerin daha atik davranması gerekiyor. Zira Ekonomi Bakanlığı’nın adımları son derece olumlu ve doğruydu. Bundan sonrası biraz da şirketlere kalıyor” diyen Hardal, İran’da 20 milyar dolar büyüklüğündeki hazır giyim pazarının sadece 986 milyon dolarını karşıladığımızı söylüyor. Bu oranın oldukça düşük olduğunu dile getiren Ercan Hardal, İran pazarının Türkiye için hem lojistik hem de stratejik anlamda en önemli pazarlardan biri olduğunu kaydediyor.

Tercihli ürün sayısı artıyor
DEİK Türk İran İş Konseyi Başkanı Bilgin Aygül ise uluslararası ambargonun kaldırılmasıyla birlikte, başta gelişmiş Batı ülkeleri olmak üzere çok sayıda ülkenin İran’ı özel ilgi alanına aldığını söylüyor. Dünya genelinde talep daralmasına bağlı olarak ticaret hacminde ciddi azalmanın gözlendiği 2016 yılında, Türkiye’nin İran’a yönelik ihracatının yüzde 36 arttığına dikkat çeken Aygül, “Ticaret hacmimiz belki yine 10 milyar doların altında ama ilk kez İran ile ikili ticarette artı verdik. Bütün dünyanın dış ticaretini geliştirmeye çabaladığı bir noktada İran, birlikte çalışabileceğimiz, birbirimize muhtaç olduğumuz ekonomik yapılara sahip olduğumuz bir ülke” şeklinde konuşuyor.
Aygül son olarak, tercihli ticarete konu olacak ürün sayısının 400’e çıkarılmasının planlandığını belirtirken, “Bu da ihracatımızı artıracak. İhracatın bu yıl 5 milyar dolar seviyesinden 7.5 milyar dolara çıkmasını bekliyoruz” diyerek sözlerine son veriyor.


Tahran’dan sonra Moskova
Türkiye’nin 2023 ihracat stratejisi hedefleri doğrultusunda, değişen rekabet koşullarına ve ihtiyaca uygun olarak hayata geçirilen TTM’ler, İran’dan sonra başka ülkelerde de açılacak. Tekstil, hazır giyim ve deri sektörleri işbirliği ile bir diğer merkezin de Rusya’nın başkenti Moskova’da açılması bekleniyor.
• İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Şenocak, “Keşif amacıyla iki defa (Moskova’daki) söz konusu TTM’nin açılması planlanan AVM’ye gittik; 34 bin metrekarelik net mağaza alanı var, sergi alanları yeterli. Söz konusu TTM’ye katılmak isteyen firmalardan ön başvurular tamamlandıktan ve Bakanlık onayları alındıktan sonra hedef ülke kategorisine girmesinden dolayı firmalarımız yüzde 75’lik devlet desteği alacak” diyor. Şenocak, Dubai, İran ve Amerika’daki mevcut TTM’lerde yer almak isteyen firmalara da, o bölgelerde yatırım olanaklarının olduğunu belirtiyor.
• Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mehmet Büyükekşi, Türk Ticaret Merkezleri’nin Türkiye imajını doğru yansıtabilecek kurumlar olacağını, bunların 7/24 fuar mantığıyla çalışacağını söylüyor.

Şeref Fayat/Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı
Anlaşmaya rağmen ticari engel oluşturuluyor
Tercihli Ticaret Anlaşması ve Türk Ticaret Merkezi gibi girişimlere karşın bölgesel gelişmeler nedeniyle inişli-çıkışlı bir grafik sergileyen Türkiye-İran ilişkileri, ticaretin gelişmesini sınırlıyor. Nitekim hem İran hem de Türkiye Tercihli Ticaret Anlaşması’na rağmen, birbirlerinin mallarına karşı ticari engeller oluşturuyor. İran hazır giyim ithalatında, ithalatın belirli bir oranı kadar üretimin veya satın almanın İran’dan yapılmasını istiyor. Bu gibi karşılıklı adımlar ticareti sınırlıyor. TTM’ler ise tekstil sektöründe kumaş ve iplik ihracatçılarımız için sürekli bir bağlantı ve sergi noktası olacak. Hazır giyim ve ev tekstilinde ise ihracatımızı daha çok markalar açtıkları mağazaları ile yapıyor. Bu nedenle TTM’lerin katkısı markalar için daha sınırlı olacaktır. Bununla birlikte TTM, ileride İran’da yapılacak yatırımlar ve işbirlikleri için de ev sahipliği yapacak.