Pamukta “1 milyon ton üretim” artık hayal değil

2018 de önceki yıl gibi pozitif beklentilerle başladı. Ancak uzmanlar, pamuk politikalarıyla ilgili iki konuda uyarıyor.

2016’nın ardından 2017’de de pamukta son derece iyi bir dönemi ardında bırakan Türkiye, 2018’e de pozitif beklentilerle başladı. Pamuk politikalarında izlenen adımlardan sapma olmazsa, çiftçinin pamuk ekmeye devam etmesi bekleniyor. Ancak uzmanlar bu kritik dönemeçte iki konuda uyarıyor: “Tarımda planlama için destekler en az 3 yıllık açıklansın ve pamuk ‘stratejik ürün’ ilan edilsin.”

2018 yılında da 2017’de olduğu gibi pamuk üretimi için 80 kuruş/kilogram destekleme açıklandı. Üreticinin en az enflasyon düzeyinde korunması gerektiği vurgusu, sektörün uzmanlarınca yıllardır dillendiriliyor. Zira üreticinin pamuk gibi stratejik bir ürünü ekmekten vazgeçme olasılığı endişe veriyor. Son olarak, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın 2018 yılında yapılacak tarımsal desteklemelere ilişkin kararı Resmi Gazete’de yayımlandı. Buna göre, 2018’de ödenecek ürün bazında mazot desteğinde en yüksek ödeme pamuğa yapılıyor. Bu ürünü üreten çiftçilere dekar başına 40 lira mazot, 4 lira gübre desteği verilecek.
2017’de Türkiye pamuk rekoltesinin 900 bin tona yakın gerçekleşmesi beklenirken, 2018’de, ekim alanlarındaki yüzde 15’lik bir artışla bile “1 milyon ton üretim” hedefine ulaşılabileceği dile getiriliyor. Bu noktada pamuğun, “stratejik ürün” olarak tanımlanması vurgusu da yapılıyor. 2023 hedeflerindeki tekstil rakamlarına göre pamuk üretimine baktığımızda, en az 2.5 milyon ton lif pamuk üretmemiz gerekiyor. Yani 721 bin hektar alanda üretime kavuşabilirsek, 1.4 milyon ton üretimin yakalanabileceği dile getiriliyor. Ancak 1 milyon tona ulaşmanın bile başarı olarak görüldüğü günümüzde, halen bu hedefin uzağında olduğumuzu da belirtmek gerek.

Son yıllardaki en önemli büyüme
Türk pamuğu 2017’de rekolte açısından son yılların en önemli büyümesini gerçekleştirdi. 2016 yılında pamuk fiyatlarının ve destekleme primlerinin çiftçiyi memnun etmesiyle Türkiye’de pamuk ekim sahaları yüzde 20 artış kaydetti. Ege Bölgesi’nde muhtelif sebeplerle verimler beklendiği gibi gerçekleşmemiş olsa da, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde verimlerin tatmin edici seviyelere ulaştığını belirten İyi Pamuk Uygulamaları Derneği (İPUD) Yönetim Kurulu Başkanı Leon Piçon, 2017’de 900 bin tona yakın pamuk rekoltesi beklendiği bilgisini veriyor.
“2016’nın son çeyreğinde ülkemizdeki ekonomik koşullarla ilgili karamsar görünüm hâkimdi. 2017 pamuk sezonuna ise ekonomik beklentiler yönünden nispeten daha dengeli bir ortamda girildi. 2017 yılının son çeyreğinde gerçekleşen hasat süreci boyunca Türk sanayicilerinin pamuğa olan güçlü talebi mevsimsel fiyat baskısının oluşmasına müsaade etmedi” diyen Piçon, netice itibariyle 2016 ile karşılaştırıldığında 2017’nin çiftçiler için çok daha iyi neticeler verdiğini dile getiriyor.

Destekler 3 ila 5 yıl arasında değişmeli
2017 yılında olduğu gibi 2018’de de pamuk üretimi için 80 kuruş/kilogram destekleme açıklandı. Kendilerinin her fırsatta üreticinin en az enflasyon düzeyinde korunmasından yana olduklarını dile getiren İzmir Ticaret Borsası Meclis Başkanı Barış Kocagöz, aksi takdirde üreticinin üretimden vazgeçerek üretimi kolay, Türkiye için de katma değeri düşük ürünlere yöneldiğini söylüyor.
“Bunun yanında destekleme belirlemede, politika anlamında, en az üç yıllık, mümkünse beş yıllık açıklanmasının çok yararlı olacağına inanıyoruz. Bu aslında tüm tarım ürünleri için geçerli. Üretici, ancak beş yıllık plan dahilinde önünü görebilirse, ülke olarak tarımda planlama yapabilmemiz mümkün olacaktır” diyen Kocagöz, üreticinin pamuk ekmediğinde, üretimi daha az emeğe dayalı ve üretimi ucuz ürünler ektiğini yineliyor. Kocagöz, “O zaman da hem ülke olarak en önemli sektörümüz olan tekstile hammadde anlamında dışa bağımlılık başlıyor hem de diğer ürünlerin fazla üretimi ile pazarlama sıkıntıları baş gösteriyor” şeklinde konuşuyor.

Şanlıurfa’da fiyat artıyor
Türkiye’de pamuğun yüzde 45’inin üretildiği Şanlıurfa’da çiftçilerin adeta altın yıllarını yaşadıklarını anlatan Şanlıurfa Ziraat Odası Başkanı Ahmet Eyyüpoğlu, bu yıl elde edilen pamuğun kalitesi ve rekoltesinin çok iyi olduğunu belirtirken, fiyatlandırma için oluşturulan komisyon sayesinde çiftçinin kazandığını da kaydediyor.
“Pamuk bu coğrafyada işsizliği önleyen en önemli ürün. Fabrikaya götürülmesinden tekstilde kullanılmasına kadar birçok alanda vatandaşa iş imkânı sağlıyor. Geçen yıl 1.80 TL olan pamuk fiyatı bu yıl 2.80 TL civarında seyrediyor. Bu yılki fiyatlandırmamızı ziraat odası başkanları, çırçır fabrikası sahipleri, ticaret borsamız ve tüccarlardan oluşan komisyonumuzda günlük olarak değerlendirdik” diyen Eyyüpoğlu, böylelikle herkesin görüşünü alarak makul fiyatlandırmaya gittiklerini, bundan da en çok çiftçinin kazandığını belirtiyor. Zira fiyatın artması bölgenin ekonomisini olumlu yönde etkiliyor.
Eyyüpoğlu, 2 milyon 800 bin dönüm alanda pamuk ekiminden 1 milyon 300 bin ton pamuk beklediklerinin altını çiziyor.

Ürün istenilen kalitede
Elde edilen pamuğun istenilen kalitede olduğunu söyleyen İzmir Ticaret Borsası Meclis Başkanı Kocagöz, çok kaliteli pamuk üretebilen bir coğrafyamız olduğunu, ancak pamuğun düzgün işlenerek lif pamuk haline getirilmesinde bazı işletmelerin kaliteden ödün verdiğini belirtiyor.
“Bu nedenle kötü iklim şartlarında hasat edilen ürünler, işletme yüzünden kalitesi düşük olabiliyor. Bu da hiç doğru değil. Bu yüzden kaliteli ürün üreten işletmeler de bunun teşviğini piyasadan görememiş oluyor. İşletmelere standart getirip ilgili bakanlığının sıkı kontrol etmesi ile bu işletmelerin disipline edilmesinin gereğini her fırsatta yetkililere öneriyoruz” diyen Kocagöz, zira bu işletmelerin hem o bölgenin hem de Türkiye’nin pamuk kalitesini düşürmüş oldukları uyarısını yapıyor.

“1 milyon ton” hayal değil
2018 yılının dünya genelinde ekonomik canlanmanın ve ticaretin artmaya devam edeceği bir yıl olarak göründüğünü ifade eden İPUD Yönetim Kurulu Başkanı Leon Piçon, buna bağlı olarak küresel pamuk talebindeki canlılığın da giderek artacağı kanaatinin yaygın olduğuna dikkat çekiyor. “Mevcut piyasa dinamiklerinin neticesinde pamuk fiyatlarındaki artışın devam edeceği varsayıldığında, Türkiye’deki pamuk ekim sahalarının artmaya devam etmesi beklenmeli” diyen Piçon, mevcut şartlar altında Türkiye’deki pamuk ekim sahalarının yüzde 10 artması halinde bile “1 milyon ton üretim” hedefinin gerçekleşmesinin mümkün olduğunu ifade ediyor.
2018 yılı için pamukta fiyatların üreticiyi memnun etmeye devam edeceğini belirten Barış Kocagöz de ekim alanlarının artmaya devam edebilmesi için son yıllarda pamuk üretimi adına doğru adımlar atan Tarım Bakanlığı’nın bu doğru adımlara devam etmesi gerektiğini söylüyor. “Eğer bu doğru çizgiden bir sapma olmazsa bu yıl için de yüzde 15 kadar bir ekili alan artışı bekleyebiliriz. Bu da yaklaşık 570 bin hektarlara çıkan bir ekili alana sahip olmak anlamına geliyor” diyen Kocagöz, iklim de uygun giderse 2018’de 960 bin tonlara ulaşılabileceğini kaydediyor.

Eğer tüm pamuk talebi yerli üretim ile karşılansaydı…
2016-17 sezonunda, Uluslararası Pamuk İstişare Kurulu (ICAC) Genel Kurulu toplantısında sunulan Türkiye Ülke Raporu’na göre ve tahmini değerler ile pamuk üretimi 756 bin ton, pamuk ithalatı 693 bin ton, pamuk ihracatı 164 bin ton ve pamuk tüketimi ise 1 milyon 450 bin ton olarak gerçekleşti.
Mevcut verilerle, ülkemiz tekstil sanayiinin ithalata ihtiyaç duymayacak şekilde tüm pamuk talebi yerli üretim ile karşılanacak olursa, toplam pamuk üretimimiz 1 milyon 500 bin tonu bulacak ve yaklaşık 700 bin ton pamuk ithalatı gerçekleşmeyecek. 700 bin ton pamuk ithalatının değeri, ortalama birim fiyat 1.5 dolar/kg alınırsa, 1 milyar 50 milyon dolar ve ithalatın gerçekleşmemesi, bu tutarda dövizin ülkede kalması anlamına geliyor.
Diğer taraftan, pamuk üretimini teşvik etmek için devletin pamuk üreticisine 2017’de sağladığı destekleme primi kilogram başına 80 kuruş. 700 bin ton pamuğun ithal edilmeyip yurtiçinde üretildiğini varsayacak olursak, 700 bin ton pamuk için 560 milyon TL ve dolar olarak ortalama 3.0 dolar/TL pariteye göre 186 milyon dolar destekleme primi ödeneceği hesaplanabilir.
Dolayısıyla, Türk tekstil sanayiinin tüm pamuk talebinin yerli üretim ile karşılanacağı bir dönüşüm gerçekleştiğinde, 700 bin ton fazla pamuk üretimi yapılması ve bunun için 186 milyon dolar destekleme primi ödenmesi ile 1 milyar 50 milyon dolar tutarında dövizin ülkemizde kalması sağlanacaktır.
Bu durum, hammaddede dışa bağımlılığımızı azaltmanın yanı sıra ülkemiz ekonomik dengesine katkıda bulunacaktır.
Pamuk, ülkemiz coğrafyasında iyi kalitede mahsul sağlanabilen stratejik bir ürün. Tekstil sanayiimiz için de temel hammaddelerden birini oluşturuyor. Ülkemiz tekstil üretimine yetecek kadar pamuk üretmek ülke hedefimiz olmalı. Aynı zamanda, dünya piyasalarında dönemsel olarak yüksek talep gören pamuk, ihracat ürünü olarak da değerlendiriliyor. ABD ve Mısır gibi pamuk üretimi ve ihracatında öne çıkan ülkeler buna örnek oluşturuyor. Pamuk üretimimizin hem yurtiçi talebi karşılayacak hem de ihracat pazarlarını hedefleyecek şekilde artırılması için politikalar geliştirilmesi önem taşıyor.

Barış Kocagöz / İzmir Ticaret Borsası Meclis Başkanı
Pamuk ‘stratejik ürün’ ilan edilmeli
Değerini en az 20 kat kadar artırdıktan ve bu kadar kişiye istihdam sağladıktan sonra cari açığımızı da olumlu etkileyip ihracat olarak değerlendirdiğimiz bir ürünü üretmek varken diğer ürünlere kaçmak, ülkemiz menfaatleri adına bence doğru strateji değil. Zaten bu nedenle pamuğun “stratejik ürün” ilan edilmesini ve buna göre politikalarının üretilmesini yıllardır öneriyoruz. Pamukta fiyatlara gelince… Rekolte artışı yüzünden hasat aylarında dünya fiyatlarına göre suni anlamda düşük fiyatlar oluyor. Lisanslı depoculuk ile bu suni dalgalanmalar biraz önlenmiş olsa da Türk pamuk fiyatları hâlâ dünyadaki eşdeğer kalitelerinin altında. Örneğin; Ege pamuğu şu an için 50 kuruşa yakın ve dünya pamuğunun altında. Dolayısıyla bu ara kapanana dek fiyat yükselebilir. Ancak devamında dünya fiyatlarının hareketi önemli olacaktır. Şahsen dünya fiyatlarının da gerilemesini beklemiyorum.

Ahmet Eyyüpoğlu / Şanlıurfa Ziraat Odası Başkanı
Pamuğun yüzde 45’ini biz üretiyoruz
Geçtiğimiz yıllarda pamuğun belli bir taban fiyatını belirleyemiyorduk, bu yüzden mağduriyetler yaşanıyordu. 2017’de oluşturulan komisyon ile her kesimin mağduriyeti giderilmeye çalışıldı. Türk pamuğunun yüzde 45’ini üreten bir kent pamuk fiyatlarının belirlenmesinde en etkili rolü almalı. Bundan sonraki yıllarda bu yöndeki çalışmalarımıza ağırlık vereceğiz. Fiyatlandırmalarda ürün maliyetleri, dövizdeki durum ve dünya piyasalarında pamuk varlığını göz önüne alarak, kararlarımızı alacağız. Şu anda GAP’ta daha fazla ilerlemenin kaydedilmesini bekliyoruz. Sulu tarımla birlikte hem ürün desenimiz artıyor hem de pamuk ekim alanlarımız. Dünya piyasalarında ekonomik değer olarak stratejik öneme sahip pamuk için GAP tamamlanırsa pamuğun yüzde 80’inin Şanlıurfa’da üretileceğine inanıyorum. Ayrıca 2017 yılı için açıklanan destekleme rakamları pamuk ekim alanlarını artırdı. Tahminimize göre 2017’de 800 bin dekar alanda pamuk ekim alanlarında artış yaşandı. Tarımda Türkiye’yi doyurmaya adayız ve hazırız.

Leon Piçon / İyi Pamuk Uygulamaları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı
Better Cotton’da hedef toplamın yüzde 20’si
Dünyada geniş kabul görmüş olan sürdürülebilir pamuk üretimi standardı olan ‘Better Cotton’ (İyi Pamuk) lisanslı pamuk üretimi 2013 yılından bu yana Türkiye’de de gerçekleştiriliyor. İPUD, yürüttüğü faaliyetler kapsamında yerel ortaklarının da katkısı ile çiftçilere ve pamuk üretiminde çalışan işçilere sürdürülebilir pamuk üretimi ile ilgili eğitim desteği veriyor. İPUD, çiftçi takibi ve pamuk üretimi ile ilgili veri toplama faaliyetlerini yürütürken, Better Cotton Standardı’nın uygulanması ile ilgili denetimlerin koordinasyonunu gerçekleştirerek standardı başarıyla uygulayan üretici birimlerimizi uluslararası Better Cotton Initiative (BCI) adına lisanslıyor. İPUD daha fazla pamuk üretim yöresini ve daha fazla pamuk üreticisini Better Cotton Standardı’na dahil ederek 2020 yılı itibarıyla Türkiye pamuk üretiminin yüzde 20’sini lisanslamayı hedefliyor.