1 Milyar TL “Çöp”ten döndü

Uşak, tekstil atıklarının geri dönüşümünde yüzde 75’lik pay ile sektörün oyun kurucularından.

Kentteki 130 fabrikada işlenen 450 bin ton atıktan 500 bin ton iplik üretiliyor. Üstelik toprak, traktör, su, boya ve kimyasal madde kullanılmadan. Eskiden çöpe giden bu atıkların ipliğe dönüşümüyle ekonomiye 1 milyar TL’nin üzerinde katkı sağlanıyor.
Tekstilde geçmişi 16’ncı yüzyıla kadar giden Uşak, “Türkiye’nin halı tezgâhı” olarak biliniyor. Burada dokunan halılar İngiliz Kraliyet Sarayı’nı dahi süslüyor. 1970’li yılların başında battaniye üretiminin başlamasıyla bu kez battaniyenin de başkenti oluyor Uşak. Hızla gelişmeye başlayan kentte ev tekstilinden konfeksiyon ürünlerinin üretimine kadar pek çok alanda fabrikalar kurulmaya başlıyor. Bu dönemde, çoğunlukla da il içinde üretilen iplikler kullanılıyor.
Sektörün oyuncuları, rekabetçi bir ortamda hem battaniye üretimindeki liderliği korumak hem de kaliteden ödün vermeden aynı ipliği daha uygun maliyetlere üretmenin yollarını aramaya başlıyor. Kazak, kaban, şal, çorap ve hatta halı gibi pek çok tekstil mamulünün üretimi sırasında ortaya çıkan kırpıntıların yeniden elyafa ve ondan da ipliğe dönüştürülmesiyle pek çok gelişmiş ülke de ilgileniyor. Ve 2004 yılında yürürlüğe giren teşviklerle, bu telefleri değerlendirmek için elyaf geri kazanım işletmeleri kurulmaya başlıyor.
Son 15 senede bu sektördeki pazarın genişlemesiyle yatırımlar daha da arttı ve Uşak geri dönüşümden iplik üretiminde de dünyada söz sahibi haline geldi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) 2016 yılında açıkladığı rakamlara göre Uşak, tekstil atıklarının toplanma ve işlenme merkezi olarak Türkiye’de birinci, dünyada ise altıncı sırada bulunuyor.
Bugün 130 rejenere iplik tesisi ve 20-25 bin kişilik istihdamı ile Uşak, yılda 450 bin ton tekstil artığını 500 bin ton ipliğe dönüştürüyor. Bu iplik battaniyecilik, yuvarlak örme (şal, hırka, kazak), dokuma (kaban, ceket), çorapçılık, halıcılık, hatta nevresim gibi pek çok lokomotif sektörde kullanılıyor.

“Tekstil atığı değil, artığı…”
Geçtiğimiz Nisan ayında ise tekstil geri dönüşüm sektörüne ivme katacak önemli bir gelişme yaşandı. Sektör temsilcileri, uzun zamandır tekstil teleflerinin de diğer ürünler gibi hurda kapsamına alınarak KDV ve stopaj indiriminden faydalanması gerektiğini dile getiriyordu. Yapılan girişimler sonuç verdi ve tekstil teleflerinde KDV oranı yüzde sıfıra indirildi.
Uşak Ticaret ve Sanayi Odası (UTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Suat Selim Kandemir, alınan bu kararın sektörün önünü açacak bir hamle olduğunun altını çiziyor.
Geri dönüşüm sektörünün sadece Uşak ekonomisine değil, ülke ekonomisine de azımsanamayacak kadar büyük bir katkı sağladığını ifade eden Kandemir, “Tekstil atığının elyafa dönüştürülmesi ile oluşan yıllık ekonomik değer yaklaşık 1 milyar 70 milyon TL. Buna yıllık 500 bin ton civarı üretilen rejenere ipliğin ekonomik değeri de eklenirse, sektörün oluşturduğu ciro bu rakamın çok üstüne çıkıyor” diyor.
Türkiye’de üretilen rejenere ipliğin yüzde 75’inin çıktığı Uşak’ta günlük bin 536 ton, yıllık ise 500 bin ton rejenere elyaf üretildiğini belirten Kandemir, şu bilgileri veriyor:
“Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü’nün yayınladığı rapora göre, Türkiye’de 2017 yılında 645 bin ton pamuk üretilmiş. Buna karşılık 1 milyon 450 bin ton da pamuk tüketilmiş. Görüldüğü gibi geri dönüşümden elde edilen pamuk ikamesi, Türkiye’nin 2017 yılı pamuk üretiminden fazla. Bu nedenle biz ‘tarlasız pamuk üretiyoruz’ diyoruz. Üstelik çevreye zararlı değil. Pamuk üretimi sırasında harcanan su ve kullanılan pestistin çevreye zararları çok ciddi boyutta. Biz bu etkileri minimuma indirmiş oluyoruz.”
Dünyadaki birçok ünlü tekstil markasının üretiminin Türkiye’de gerçekleştirildiğini hatırlatan Suat Selim Kandemir, “Bu üretimler sırasında ortaya çıkan tekstil kırpıntılarını kullanıyoruz. Örneğin; bir kaban dikimi sırasında muhakkak fire verir. Kolundan, boynundan kumaş artar. Biz son zamanlarda ‘atık’tan çok ‘artık’ kelimesini kullanıyoruz. Çünkü ‘üretim atığı’ dendiğinde kimyasallardan suya kadar birçok kalem giriyor. Biz ise özellikle konfeksiyon kesimi sırasında artan tekstil parçalarını geri dönüştürüyoruz” diyor.
Peki, geri dönüşüm nasıl yapılıyor? Aldığımız bilgiye göre, sistem basit bir mantığa dayanıyor: Tekstil telefleri tambura bağlı çivilerin hızla dönmesi ya da karnetlerde teller vasıtasıyla parçalara ayrılıyor. Bu işlem çok hızla gerçekleştirildiğinde tekstil parçaları elyaf haline dönüşüyor. Geri dönüştürülen elyaf da open-end gibi makineler aracılığıyla ipliğe dönüştürülüyor. “Rejenere iplik” denilen bu iplik türü çoraptan döşemelik kumaşa, teknik tekstilden giysilik kumaşa kadar birçok alanda kullanılıyor.
UTSO Yönetim Kurulu Başkanı, teorik olarak tekstil artıklarının tamamının geri dönüştürülebildiğini, ancak kullanım açısından bu oranın yüzde 95 civarında olduğunu ifade ediyor. “Bazı tekstil artıkları özel işlemlere maruz kalmış olabiliyor ve arındırılması gerekiyor. Geri dönüştürüldükten sonraki ekonomik değerinin üzerinde maliyet getiren yağlanmış artıklar geri dönüşüm sürecine sokulmuyor” diyor.

Dönüştüremedikleri artık yok!
Sektörün bu alandaki önemli oyuncularından biri de Öztan İplik. 1996 yılından bu yana Uşak’ta faaliyet gösteren firmanın yıllık üretim kapasitesi 2 bin 500 ton, 2017 yılı cirosu ise 12 milyon TL. Bu yıl cirolarını 15 milyona çıkarmayı hedeflediklerini belirten Öztan İplik’in kurucusu Arif Öztan, “Üretim kapasitesini artırmaktan çok, daha katma değerli ve taklit edilmesi güç mamuller üretmeye odaklandık” diyor.
Tarlasız pamuğun yanına bir de ‘petrolsüz elyaf’ ve ‘koyunsuz yün’ü eklemek gerektiğini söyleyen Öztan, sadece pamuğu değil, yünü de dönüştürdüklerinin altını çiziyor.
Öztan, “Yün doğal bir malzeme olduğu için çok pahalı, bulunması da giderek zorlaşıyor. Geri dönüşüm sektörü öyle büyüdü ki, özellikle metropollerden toplanan pet şişeleri yeniden polyestere dönüştürebilen teknolojiler mevcut. Biz de en büyük hammadde girdilerimizden biri olan polyesteri bu şekilde temin ediyoruz. O yüzden ‘petrolsüz elyaf’ demek yanlış olmaz” diyor.
Geri kazandıramadıkları tekstil artığının olmadığını, hepsini değerlendirebilecek bilgiye ve teknolojiye sahip olduklarını belirten Öztan, sözlerine şöyle devam ediyor:
“Eskiden bunlar çöpe gidiyordu. Biz bunları alıyoruz ve yeniden kullanarak iplik üretiyoruz. Tüm dünyada tüketiciler bilinçleniyor. Hepimiz çevre ile uyumlu, doğaya saygılı ürünler kullanmak konusunda daha hassas davranmaya başladık. Bu kolektif bilinç, markaların üretim süreçlerini de etkiledi. Bugün hızlı giyim sektöründe faaliyet gösteren H&M ve Zara gibi dünya markaları ürünlerinin üstüne ‘geri dönüştürülmüş malzemeden üretilmiştir’ yazan etiketler koyuyor. Kaynakların etkin kullanımı ve sürdürülebilirlik bugün tüm gelişmiş ekonomilerin gündeminde. Bu durum rejenere ipliğin tekstil endüstrisindeki yerini hızla pekiştiriyor. Rejenere iplik gelecek 10 yılda tekstil sektörünün parlayan yıldızı olacak.”
Öztan, geri dönüşümün sanılanın aksine çok büyük bir ekosistem olduğunu ve tekstil artıklarının toplanması, tasnifi, yeniden kullanılabilir elyaf haline getirilmesi ve iplik tesislerinde ipliğe dönüştürülmesi olarak dört adımı olduğunu söylüyor:
“Kaldı ki bu sadece ipliğin üretilmesini kapsayan limitli bir süreç. Bu iplikten üretilen son mamulleri de ele aldığımız zaman sadece Uşak’ta değil, tüm Türkiye’de bir domino etkisi yarattığımızı söyleyebiliriz. Aynı anda pek çok iş kolunu ayakta ve hayatta tutuyoruz. Sadece Uşak’ta bu alanda 20-25 bin kişiyi istihdam ediyoruz. Dört adımı hesaba kattığımızda en az 100 bin kişilik bir istihdamdan söz ediyoruz.”

Sektör destek bekliyor
KDV oranının sıfırlanması olumlu bir gelişme, ancak üreticinin beklentileri sürüyor. UTSO Yönetim Kurulu Başkanı Suat Selim Kandemir, “Bir an önce sektörün geri dönüşüm kapsamına alınması, devletin diğer geri dönüşüm sektörüne verdiği teşvik ve desteklerden faydalanabilmesi, kırpıntıların ‘endüstriyel atık’ kapsamında değerlendirilmesi ve ‘stratejik sektör’ olarak belirlenmesi gerekiyor. Bu yapılandırmalar sadece Uşak’ta değil, sektörün bulunduğu diğer kentlerde de yeni yatırımların önünü açacaktır” diyor.
“Artıklara yeniden hayat veren geri dönüşüm sektörünün desteklenmesi ile hem istihdamda artış sağlanmış olacak hem de Türkiye geri dönüşüm sektörünün üssü haline gelecektir” diyen Kandemir, “Bundan daha da önemlisi çocuklarımıza, yani geleceğimize kaynakları tükenmemiş, daha temiz, daha yaşanabilir bir dünya bırakabilmek... Bunun en önemli yollarından biri de kullanılan kaynakları tekrar kullanmak” ifadesini kullanıyor.
Öztan İplik’in kurucusu Arif Öztan da makinelerinin çoğunun parçalama, açma ve karıştırma prensibi ile çalıştığı için çok yüksek enerjiye ihtiyaç duyduklarını belirterek, “Elektrik giderlerimiz büyük bir yekûn tutuyor. Dünyadaki rakiplerimize baktığımızda hem işçiliğin hem de enerjinin çok daha ucuz olduğunu görüyoruz. Örneğin; Çin ve Hindistan bize göre çok daha uygun fiyatlarla enerji satın alıyor. Özellikle elektrik için en azından KDV indirimi talep ediyoruz” şeklinde konuşuyor.
Sektörün en büyük sorunlarından birinin de kayıtdışılık olduğuna dikkat çeken Öztan, bu sebeple hem devletin hem de sanayicinin zarar ettiğini söylüyor:
“Tekstil artıkları çoğu zaman el arabalarıyla toplanıyor. Bir kişi günde yaklaşık 50 kg artık toplayabiliyor. Bunu hammadde tedarikçilerine küçük partiler halinde satıyor. Ancak bunun kaydı, faturası yok. Böyle olunca biz de hammaddeyi satın alırken fatura talep edemiyoruz, etsek de alamıyoruz. Burada çok büyük bir ticaret ekonomik sisteme dahil olamıyor, vergilendirilemiyor. Köylümüz ile yapılan arpa-buğday ticaretinde bu sorun müstashil (üretici) makbuzu ile çözüldü. Aynı ya da benzer bir uygulama buraya da getirilmeli.”

Tekstil kumbaraları seferberliği
Türkiye’de birçok ilde başlatılan tekstil atıklarının toplanarak ekonomiye kazandırılması çalışmalarına belediyeler de kentlerin farklı noktalarına yerleştirdikleri tekstil kumbaraları ile destek veriyor. Türkiye’nin dört bir yanından gelen haberler gelişmelere dair umut veriyor. Bu kumbaraların geneline giysi, tekstil ürünü ve ayakkabı konulabiliyor. Eşyaların da mutlaka kullanılabilir durumda olması gerekmiyor. Kumbaralara bırakılan eşyalar özel araçla toplanıyor ve belediyelerin ayrıştırma merkezlerine götürülüyor. Kullanılabilir durumdaki kıyafetler ayrılarak temizlemeye gönderiliyor ve ihtiyaç sahiplerine ulaştırılıyor. Kullanılabilir durumda olmayan giysi ve tekstil malzemeleri ise ayrıştırma merkezinde yapılan işlemlerin ardından geri dönüşüme gönderiliyor. Belediyelerin farklı uygulamaları olsa da İstanbul’dan Kayseri’ye; Antalya’dan Kütahya’ya tonlarca tekstil atığı kullanıma geri kazandırılıyor.