Gençlere ulaşmanın kestirme yolu: Youtube

Yüzde 76’sı YouTube’daki şirket veya marka kanallarına abone olan Y kuşağı, videoları araştırarak satın alma kararı veriyor.

Pazarlama ve satış platformu Hubspot verilerine göre, YouTube bir haftalık süre zarfında televizyon kanallarının prime time’da ulaştığı kitleden çok daha fazlasına ulaşıyor. Genç neslin izleme alışkanlıkları televizyondan YouTube’a evrilmiş durumda.
Dünya genelinde 1.8 milyar kullanıcı sayısına sahip olan YouTube, Türkiye’de de en çok kullanılan sosyal medya platformlarının başında geliyor.
We Are Social ve Hootsuite’in 2018 tarihli “Dijitale Küresel Bakış” raporuna göre, Türkiye’de  yaklaşık 44 milyon 731 bin 500 kişi bu platformu kullanıyor. Kişilerin kendi online yayın platformlarını yaratmalarına da olanak veren YouTube, markaların kendi içeriklerini üretmelerini ve bunu tüketicileriyle paylaşmalarını da sağlıyor.
Yeni neslin televizyonu haline gelen YouTube, dünyada olduğu gibi Türkiye’de de pek çok marka tarafından aktif bir pazarlama mecrası olarak kullanıyor. Markalar, YouTube’a özel reklam çekimlerinin yanı sıra YouTuber ve influencer’larla (bu platformlarda etki yaratan kişiler) da işbirliği yaparak ürünlerini pazarlıyor.
Son beş yılda sosyal medya platformları hızlı bir yükseliş trendi içinde. Tüketim alışkanlıklarından karar verme şekillerine, bilgiye erişimden iş yapma biçimlerine kadar hayatımızın her alanına etki eden sosyal medyada da YouTube, inanılmaz bir büyüme gösteriyor. Google tarafından satın alındıktan sonra büyümesi katlanarak artan YouTube, şu an dünyanın en büyük video izleme platformu ve ikinci büyük arama motoru konumunda.
Rakamlara bakacak olursak, YouTube her ay 1.8 milyar kayıtlı kullanıcı tarafından izleniyor. Peki, kullanıcı profilleri nasıl? Türkiye YouTube Kullanıcı Profili Araştırması sonuçlarına göre, 16-24 yaş aralığının yüzde 72’si YouTube’da video izliyor. 25-34 yaş aralığında bu oran yüzde 63 olarak belirtiliyor. En fazla izlemeye sahip yaş aralığı ise yüzde 75 ile 35-44 yaş arası. YouTube kullanıcılarının yüzde 34’ünün beğendikleri bir markadan başkalarına da söz ettiğini belirten rapor, aslında markaların neden bu mecraya odaklandığını da verilerle ortaya koyuyor.

Video paylaşımı yapan öne geçiyor
Yapılan araştırmalar gösteriyor ki, sosyal medya pazarlamasında video içerikler kullanıcıların daha çok ilgisini çekiyor. Bu nedenle pazarlamacıların yüzde 48’i gelecek yıl pazarlama bütçelerinde YouTube’a pay ayıracaklarını söylüyor. Hubspot verilerine göre, tüketicilerin yüzde 43’ü markaların daha fazla video üretimi ve paylaşımı yapmasını istiyor. Videolu içerik paylaşan markaların büyüme hızı da artıyor. Söz konusu markaların büyüme hızı, videolu içerik paylaşmayanlara oranla yüzde 49 daha fazla. Pazarlama uzmanlarının yüzde 51.9’u ise video içeriklerinin en iyi ROI (yapılan yatırımın markaya geri dönüşünü gösteren veri) getiren tanıtım metodu olduğunu belirtiyor.
Video ve içerik tüketiminin internette geçirilen zaman açısından çok büyük öneme sahip olduğunun altını çizen Morhipo.com Dijital Pazarlama Direktörü Ata Aydemir, beş yıl içinde bunun katlanarak artacağını belirtiyor.
Online alışveriş yapan kullanıcıların yüzde 96’sının hizmet veya ürünle ilgili video izlediğine dikkat çeken YouTube, Google ve Dailymotion’ın resmi iş ortağı WediaCorp’un CEO’su ve İstanbul Sosyal Medya Ajansı’nın Başkan Yardımcısı Funda Şen, “Pazarlamacıların yüzde 93’ü online pazarlama, satış veya iletişim için videoyu kullanıyor. Küçük, orta ve büyük ölçekli şirketlerin pazarlama uzmanlarının yüzde 76.5’i ise video pazarlamanın satışlarını doğrudan artırdığını söylüyor” diye konuşuyor.

Satın alma kararını etkiliyor
Y kuşağının yüzde 76’sı, YouTube’daki şirket veya marka kanallarına abone oluyor. Bu kuşağın, satın alma kararı verirken videoları araştırarak ürünleri karşılaştırma olasılıkları 52-70 yaş arasındaki kitleye kıyasla 1.5 kat daha fazla. Bu da tüketimin zirve gruplarından biri olan genç jenerasyona ulaşmada dijitalin ve özellikle YouTube’un önemini vurguluyor. Yapılan araştırmalar, tüketicilerin yüzde 60’ının bir ürünün videosunu izledikten sonra o ürünü almaya daha yatkın olduğunu gösteriyor.
YouTube üzerinden video yayını yapan markalar, kullanıcıların farklı isteklerine cevap verebildiği gibi yeni hedef kitlelere ulaşabiliyor, marka bilinirlikleri ile beraber tüketicilerin markalara olan bağlılıklarını artırabiliyorlar. Bu sebeple dijitale ayırılan bütçeler gün geçtikçe artıyor. Gartner’ın dünya genelinde yaptığı araştırmalara göre, pazarlama stratejilerinde dijitale ayrılan pay tüm bütçenin yüzde 33’üne denk geliyor. Pek çok pazarlama uzmanı bu alana yatırım yapması için yönetimleri zorluyor.

Reklam gelirleri arttı
Özellikle yeni kuşağa ulaşmak isteyen markalar, YouTube reklam ve içeriklerine ağırlık veriyor. YouTube’un reklam gelirlerindeki artış da bu platformun nasıl bir yükseliş içinde olduğunu gösteriyor. 2012 yılındaki reklam gelirleri 3.7 milyar dolarken, bu rakam 2017’de 5.6 milyar dolara ulaştı. YouTube’un markalara hedef kitleye ulaşma yönünde yaptığı katkıdan bahseden Funda Şen, şunları söylüyor:
“YouTube tüm dünyada hızlı büyüyen bir platform. Türkiye de dijital dünyadaki gelişmeleri yakından izleyen genç nüfusa sahip bir ülke olarak bu platformdaki en etkili gruplardan birini oluşturuyor. 80 milyon nüfusa sahip olan ülkemizdeki 48 milyon kişi (nüfusun yaklaşık yüzde 60’ı) interneti aktif olarak kullanıyor. Bu kullanıcılar için YouTube vazgeçilmez bir içerik platformu.
Artık online için hazırlanan içeriklerin haricinde televizyonda yayınlanan diziler için bile YouTube bir izlenme platformu. Özellikle gençler pek çok programı ve diziyi televizyondan takip etmek yerine YouTube üzerinden izliyor. Bunun sebeplerinden biri de YouTube’un mobil olarak izleme fırsatı sunması. Bu sayede pek çok içerik üretici için YouTube, tüketiciye ulaşmak, gelir sağlamak, marka ve ürününü daha fazla insana ulaştırmak adına ikinci bir gelir kapısı.
Markalar artık YouTube üzerinde kendi kitlelerini oluşturarak gelecekte çıkaracakları ürünleri içinde hedef pazarlarıyla sürekli etkileşimlerini yüksek tutuyorlar.”

Hem dost hem düşman
Sosyal medyanın tüketici tarafından en büyük avantajı, marka hakkındaki izlenimlerini anında paylaşması ve diğer müşterilerle deneyimini aktarması. Bu bakımdan sosyal medya aslında markayı rezil de edebilir vezir de…
YouTube içeriklerinin altına yazılan kullanıcı yorumları, marka itibarı açısından büyük önem taşıyor. Bu konuda markaların ne şekilde konumlandırma yapmasının gerektiğini anlatan Şen, markalar için itibarı yaratmanın yıllar alacağını, fakat yok etmenin saniyeler süreceğinin altını çiziyor ve ekliyor:
“İnternette var olan bir bilginin asla kaybolmadığı göz önünde bulundurulduğunda ve bu bilginin her zaman olumlu yönde olmadığı fark edildiğinde markaların aslında korunmaya ne kadar açık bir mecrada dans ettiklerini görebiliyoruz. Herhangi bir kullanıcı tarafından yazılan art niyetli tek bir olumsuz yorum, saniyeler içinde binlerce kişiye ulaşarak dev karalama kampanyalarına ve protestolara neden olabiliyor. Bu da markaların ticari dünya içerisinde onlarca yılda oluşturdukları itibarın tek bir postla zarara uğratılabileceğini gösteriyor. Bu noktada markaların hızlı ve proaktif davranması önem taşıyor. Bunun yolu da markaların güvenilir, işinin ehli, son gelişmeleri takip eden, hızlı, proaktif ve sonuç odaklı ajanslarla çalışmalar yürütmesinden geçiyor.”

Pelin Erkıralp
LC WAIKIKI Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı
“6 milyon dakikadan fazla izlendik”
STRATEJİ “Yaklaşık 3 yıldır YouTube reklamlarını kullanıyoruz, özellikle 2018 yılına yoğun bir reklam iletişimiyle başladık ve bu iletişimde video ana mecramız olarak YouTube’u konumlandırdık. Dijitalde her mecra için farklı kurgu ve o mecraya uygun teknik özelliklerle ayrı ayrı kreatif uyarlaması yapıyoruz. YouTube reklam modellerinin hepsini iletişim stratejimize ve reklam modelinin amacına uygunluğu doğrultusunda kullanıyoruz.”
ETKİ “YouTube izlenme oranımız, YouTube’da reklam veren şirketlerinin ortalamasının üstünde gerçekleşiyor. Yaptığımız YouTube Brand Lift Araştırması sonuçlarına göre reklam hatırlanmalarında yüzde 50, marka aramalarında ise yüzde 80 oranında bir artış var. YouTube kanalımızın izlenme süresi 6 milyon 278 bin 183 dakika. Yani bu, 11 yıl 342 güne denk geliyor. Bu önemli artışların yanında son reklam filmimizle birlikte video izlenme süremiz de 38 saniyeye çıktı.”
BÜTÇE “2018 yılında bir önceki yıla göre dijital mecra bütçemizde 3 kat artış planladık. 2020 yılında internet trafiğinin yüzde 80’inin videodan geleceği öngörülüyor. Özellikle gençlere ulaşmayı planladığımız bir dönemde, dijital kanallar içinde YouTube, bizim için en önemli iletişim kanallarından biri. Bütçemizi değerlendirirken içerik tüketimindeki bu değişimleri de göz önünde bulunduruyor, YouTube gibi video iletişimi yapabileceğimiz mecraları ağırlıklı olarak kullanıyoruz.”