Tekstilde son trendler

Sendikamızın da katıldığı Uluslararası Tekstil Üreticileri Federasyonu (ITMF) buluşmasından notlarımız, tekstil sektörünün geleceğine dair önemli ipuçları içeriyor.

Kenya’nın başkenti Nairobi’de yapılan Uluslararası Tekstil Üreticileri Federasyonu (ITMF) 2018 Yıllık Konferansı’na 30 ülkeden yaklaşık 300 delege ve konuşmacı katıldı. 6-11 Eylül tarihleri arasında düzenlenen konferans, ITMF’in 2016-18 yılları arasında Başkanlığını yürüten, aynı zamanda Afrika Pamuk ve Tekstil Konfederasyonu (ACTIF) Başkanı da olan Jas Bedi’nin ev sahipliğinde düzenlendi. Konferans’ın bu yılki başlığı “Hızlı Değişim Zamanlarında Tedarik Zincirleri ve İş Modelleri” idi. Yapılan Yönetim Kurulu seçiminde, Başkanlığa Güney Kore’den Tekstil Sanayileri Federasyonu (KOFOTI) Başkanı Kihak Sung seçilirken, Sendikamız Başkanı Muharrem Kayhan’ın Yönetim Kurulu üyeliği 2 yıl daha uzatıldı. Konferans’a Sendikamız Yöneticileri ve Yönetim Kurulu’ndan oluşan 12 kişilik heyet katıldı.
Oturumlardan çıkan özet mesajlar şu şekilde sıralanabilir:
Global tekstil pazarı
-Tekstil, yan sektörleri ile birlikte düşünüldüğünde 1.6 trilyon dolarlık iş hacmiyle en büyük tedarik zincirine sahip sektör (FMCG ve diğer sektörlerle karşılaştırıldığında).
- 1930’larda dünyanın en büyük eğirme kapasitesine sahip ülke İngiltere iken, son 15 yılda sektörün merkezi Çin’e kaydı. Tüm dünyada kullanılan tekstil makinelerinin yüzde 76’sı Çin’de bulunuyor.
- 2022’de Çin, Avrupa’dan daha büyük bir tüketim pazarı olacak.

Afrika’nın tekstil potansiyeli
- Son yıllarda başta Çin olmak üzere, Asya’da yükselen maliyetler sebebiyle Afrika’ya yatırımlar artıyor. Bölgenin en önemli avantajı ucuz iş gücü. Aylık ücretler Etiyopya’da 40 dolardan başlayıp, Kenya’da 140 dolara kadar yükseliyor.
- 1.2 milyarlık nüfusu, kıta içindeki Serbest Ticaret Anlaşmaları (3 farklı serbest ticaret bölgesi), liberalleşen ekonomi politikaları ve stabilize olan politik durumuyla Afrika tekstil için potansiyel arz ediyor.
- Afrika tekstil sektörünü geliştirirken Çin, Hindistan gibi ülkelerden ders almalı, yapılan sosyal ve çevresel hataları tekrarlamamalı.
- Çin Ulusal Tekstil ve Hazır Giyim Konseyi (CNTAC) Başkanı Sun, Afrika kıtasını yeni “fırsatlar ülkesi” olarak tanımlayarak, Çin’in bölgede bir kazan-kazan durumu yaratmak için Afrika’da tekstil sanayisini destekleyeceğini belirtti.
- Afrika’da tekstil sektörü yabancı yatırımcılarca domine edilmiş halde, yerli üreticilerin sayısı az.
- En büyük sıkıntılardan biri, Afrika kıtasında tekstil değer zincirinin bölünmüş olması; entegre bir sistem yok.
- Afrika hazır giyim dış ticareti 35 milyar doları buluyor. Pazarın yüzde 85’i ithal ürünlerden oluşuyor. Gelişmiş ülkelerden gelen ikinci el kıyafetleri de pazarda görmek mümkün.
- Hammadde olarak kullanılan iplik ve kumaşın çoğu ithal ediliyor, küçük bir katma değer eklenip hazır giyim olarak ihraç ediliyor.
- Afrika, yaşam koşullarını düzelterek Avrupa’ya yasadışı göçü engellemek için istihdam yaratmak zorunda ve bu noktada tekstil sektörü kilit rol oynayabilir. Afrika topraklarının yüzde 55’i işlenmemiş toprak ve bunun yüzde 80’i pamuk üretimine elverişli. Afrika’daki pamuk çiftliklerine yatırım yapan Hindistanlı, Çinli, Türk yatırımcılar bulunuyor.
- Afrika’nın 2 milyon tonluk pamuk üretiminin üçte ikisi (Fransızca konuşan) Batı Afrika’da yapılıyor. Bu pamuğun da çoğunluğu yurtiçinde kullanılmaktan ziyade ihraç ediliyor.
- Afrika pamuğunun rekoltesinin Amerikan pamuğuna göre daha düşük olmasını eleştirenler, Afrikalı üreticiye “organik” şartlarının dikte edildiğini, oysa modern dünyada pamuk üretiminin yüzde 80’inin genetiği değiştirilmiş organizmalar (GDO) ile yapıldığını, Afrika’nın da pamuktan daha çok gelir elde etmek için GDO kullanması gerektiğini savunuyor.
- Afrika dünya pamuk tedarikinin yüzde 7’sini sağladığı halde, pamuk ihracatı geliri sadece 1.2 milyar dolar. Bu da katma değerin oldukça düşük olduğunu gösteriyor.
- Cotton made in Africa /Afrika’da üretilen pamuk (CmiA) girişimi, Afrika’da 9 ülkede 1 milyon kadar küçük ölçekli pamuk üreticisini destekliyor ve üretilen organik pamuğu dünyanın farklı ülkelerindeki anlaşmalı iplik fabrikalarına gönderiyor. Bu ülkeler arasında Türkiye de bulunuyor. CmiA pamuğunun yaklaşık yüzde 11’i (105 bin ton) 12 anlaşmalı fabrikada işleniyor.

Kenya’da yatırım imkânları
- Ekonomik dönüşümden geçen Kenya’da, yapısal reformlar sayesinde 2017 yılı ortalama kişi başı gelir 1.663 dolara yükseldi. 51 milyon nüfuslu ülkede, 2017 GSYİH 75 milyar dolar, 2017 büyümesi ise yüzde 4.9 olarak gerçekleşti.
- Liberal ekonomiye dayalı ülkede, yabancı yatırımcılar için gerekli korumalar garanti altında (Örneğin; yabancı yatırım koruması, özel mülkiyet koruması gibi). FX kontrolü bulunmuyor.
- Kenya otoriteleri kalkınma için dört hedef belirlemiş:
• Ucuz konut
• Sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi
• Gıda güvenliği / tarım
• İstihdam ve üretim (Üretim sanayiini geliştirme, GSYİH içindeki payını yüzde 15’e yükseltme. Tekstil öncelikli sektör)
- Kenya, ürettiği ürünler için pazarı genişletmek amacıyla pek çok ülke ile ikili anlaşmalar yapıyor ve Afrika kıtasındaki serbest ticaret paktları içinde yer alıyor. Doğu Afrika Topluluğu’nun (East African Community- EAC) en büyük ekonomisi.
- Kenya, AB ve ABD ile tercihli ticaret anlaşmaları ve İhracat İşleme Bölgeleri (EPZ) sayesinde bu pazarlara gümrüksüz ve kotasız ihracat yapabiliyor. Tekstil, EPZ’lerde baskın sektörlerden biri olarak, bu bölgelerdeki istihdamın yüzde 50’sini kapsıyor. Afrika ülkeleri arasında Kenya, ABD ile gümrük anlaşmalarından dolayı bu ülkeye en yüksek tekstil ihracatı yapan ülke. Aynı zamanda Afrika Pamuk ve Tekstil Konfederasyonu, mevcut anlaşmanın uzatılması için Washington’da temaslarda bulunuyor.
- Kenya’nın tekstil ve hazır giyim ihracatı 400 milyon doları buluyor; 2022 hedefi ise 2 milyar dolar. 2017’de ülkeye giren yabancı yatırımın 150 milyon doları tekstil sektörüne yapıldı.
dünyada onlIne satışlar artıyor
- Hazır giyim ve ayakkabıda perakende mağazacılığı küçülüyor. 2012-17 döneminde değer bazında mağaza satışlarında yüzde 2’lik bir düşüş gerçekleşti, 2017’de kanal satışları 1.4 katrilyon dolara ulaştı. Aynı dönemde tüm bölgelerde düşüş gözlenirken, sadece Ortadoğu ve Afrika’da artış oldu. Bu düşüş trendi nedeniyle büyük indirimler sürekli hale geldi.
- İnternet üzerinden satışlarda aynı dönemde yüzde 19’luk artış yaşanırken, 2017’de satışlar 274 trilyon dolara ulaştı. En çok artış Ortadoğu, Afrika ve Asya Pasifik Bölgesi’nde görüldü.

Endüstride yeni trendler
• Mass customisation (seri-ama-kişiselleştirilmiş üretim), Dijital baskı, otomasyonlu makineler: Örneğin Adidas’ın mağazalarında, müşterilerin ekrandan tasarladığı desenler tişörtlere basılarak birkaç saat içinde teslim ediliyor.
• Endüstri 4.0: İşgücüne en az ihtiyaç duyan ve hızlı makinelere talep artıyor.
• Çevresel sürdürülebilirlik: Enerji ve suyu verimli kullanan makinelere talep artıyor.
-  Makine satışı istatistikleri
• Kısa elyaf iğ-2017: Çin ve Hindistan açık ara en büyük yatırımcılar olup, onları Bangladeş ve Özbekistan takip ediyor.
• Open end rotor-2017: Çin açık ara en büyük yatırımcı olup, onu Türkiye ve Hindistan takip ediyor.
• Terbiye makineleri-2017: Çin açık ara en büyük yatırımcı olup, onu Hindistan, Bangladeş ve Türkiye takip ediyor.

Pamuk yeni “lüks”
- Pamuk ve sentetik elyaflar arasındaki rekabette farklı düşünce ekolleri bulunuyor. Bir taraf pamuğu sürdürülebilir, çevreye ve insan sağlığına saygılı bir tarım ürünü olarak görüp, doğru sulama ve yetiştirme yöntemleri ile mevcut topraklardan çok daha yüksek rekolte alınması gerektiğini savunuyor.
- Diğer taraf ise gıda kaynaklarının ve suyun azaldığı, nüfusun arttığı günümüzde, toprak ve suyun yiyecek ihtiyacını gidermek için kullanılması gerektiğini; sentetik elyafların fonksiyonellik, hızlı üretim ve çeşit açısından tüketici için daha avantajlı olduğunu savunuyor.
- Yünün artık “lüks” olarak algılandığı günümüzde, pamuk konusunda da böyle bir algı oluşmaya başladı. 2017 kullanım verileri, sadece 1 milyon ton yüne karşılık 24 milyon ton pamuğun kullanıldığını, buna karşılık yapay elyafların 70 milyon tonu bulduğunu gösteriyor. Pamuk üretimindeki volatilite ve fiyatların artması, yapay elyaf kullanımının daha da artacağının göstergesi.
- Çin 44 milyon ton ile yapay elyaf üretiminde lider olurken, Türkiye’nin üretimi 1.3 milyon ton ile sınırlı.
- Pamuğa talebin artmasına karşılık arzın sabit kalması, geri dönüşümlü pamuğa olan ihtiyacı artırıyor. ABD’de her yıl 11 milyon ton tekstil ürünü çöpe giderken, İngiltere’de 46 milyar dolarlık kıyafet giyilmeden dolaplarda bekliyor.
- Hollanda Saxion Üniversitesi’nde, pamuk elyafı kumaştan ayrıştırarak elde edilen geri dönüşümlü pamuk kullanılarak Saxcell adlı bir ürün geliştirildi. Mekanik ve teknik özellikler, çevresel sürdürülebilirlik, boya ve işleme kabiliyeti bakımından diğer alternatifleri geride bırakan Saxcell kişisel koruma kıyafetleri ve ev tekstilinde denendi ve performans testlerini geçti. Yılda 3 milyon ton pamuk atığın toplanabildiği Avrupa’da, bu ürünün ticarileşmesi için 4 yıllık bir süreye ihtiyaç duyuluyor. Bu elyafın işlenmesi için yeni bir makine yatırımı gerekmiyor.

Dijital baskıya talep büyüyor
- Dijital baskıya olan ilgi ve talep gün geçtikçe artarken, baskı kalitesi ve mürekkep kalitesi iyileşiyor ve maliyetler hâlâ yüksek olsa da azalıyor.
- Günümüzde dünya çapında kullanılan 37 bin dijital yazıcı bulunuyor. Çin, Hindistan, Türkiye, ABD ve İtalya bu yazıcıları en çok kullanan ülkeler.
- Geleneksel baskı ile karşılaştırıldığında, dijital baskı tekniği yüzde 60 su tasarrufu sağlıyor.
- Bu teknolojide bir sonraki aşama olan dijital boyamanın boya maddesinden ve sudan tasarruf sağlaması, atığı azaltması, maliyetleri düşürmesi bekleniyor. Dijital olarak boyanan kumaşlara yeni fonksiyonlar eklenebilmesi de (anti-mikrobik, su geçirmeme gibi) bir avantaj. Aynı zamanda bu teknoloji minimum sipariş şartını da ortadan kaldırıyor.
- Bu teknolojinin kullanılabileceği yeni uygulamalar “electroluminescent” (elektro ışık yayan) duvar aydınlatmaları, kamuflajlı üniformalar, teknik tekstiller ve ev tekstili.

Ortak denetim girişimi
- Üreticilere gittikçe daha ağır yükler getiren denetim süreçlerini hem alıcılar hem satıcılar için kolaylaştırmak amacıyla, ITMF ve IAF (Uluslararası Hazır Giyim Federasyonu) ortak bir çalışma yürütüyor. Çalışmanın amacı denetim sayılarını azaltmak ve kafa karışıklığını önlemek.
- ITMF ve IFA ilk adım olarak SLCP (Social and Labour Convergence Project) platformuna üye oldu. Denetim sorununu çözmek isteyen 63 markanın oluşturduğu SLCP sayesinde benzer standartlara sahip olan markalar bilgi paylaşımı yaparak, tek tek denetim yapmak yerine, ortak denetim sonuçlarını kullanabilecek.

Markaların deneyimleri
- NIKE ve sosyal sorumluluklar
25 yıl önce Çin’deki “sweatshop” denilen kötü koşullardaki atölyelerle özdeşleştirilen Nike, çalışan hakları ve çevre konusundaki sorumluluklarını zor yoldan öğrendi. Üretimde, belli standartları sağlamak için fazla sayıda denetim yapmaya başlayan marka, artan iş yükü sebebiyle ilerleyen dönemde ortak denetim platformu SLCP ile çalışmaya başladı. Nike, etap etap gerçekleştirdiği adaptasyon sürecini 2020 yılında tamamlayarak, SLCP denetimlerine yüzde 100 uyum sağlamayı planlıyor.
- Bonprix ve e-ticaret
Almanya’nın perakende devleri arasında yer alan Otto Group bünyesindeki Bonprix, 1.72 milyar Euro ciroya ve 35 milyon müşteriye sahip. Satışlarının yüzde 50’den fazlasını online kanalından yapan Bonprix, kullandığı algoritmalarla bir müşterinin bir sayfada 5 saniyeden fazla kalmadığını, dolayısıyla müşteriyi kaybetmemek için sayfanın yükleme hızının çok yüksek olması gerektiğini öğrendiklerini paylaştı.
Bonprix müşterilerine en hızlı teslimatı yapabilmek için tedarik zincirinin etkinliğine büyük önem veriyor. Türkiye, Bonprix üretimlerinde esneklik, hız ve nakliye avantajları ile önemli bir rol oynuyor.
Sürdürülebilirlik ve kaynakların etkin kullanımı da Bonprix için çok önemli. Yabancı bir ortağıyla Bonprix, Ho Chi Minh’de  (Vietnam) polyester ipliğin hiç su kullanmadan boyanacağı yeni bir fabrika yatırımı yapıyor.
- PVH ve Afrika’da tedarik zinciri
Aralarında Calvin Klein’ın da bulunduğu markalara sahip olan Amerikan merkezli perakende devi PVH, ABD pazarının yüzde 75’ine ve 9 milyar dolar ciroya sahip.
PVH, Asya’da yükselen maliyetlere karşı Etiyopya’da yatırım yaptı. Etiyopya’nın maliyet avantajının yanı sıra “çiftlikten mağazaya” (“from farm to fashion”) entegre tedarik zinciri de burada mümkün. PVH buradan hem kumaş hem hazır giyim ürünleri tedariki yapabiliyor.

Kenya Büyükelçisi’ni ziyaret ettik
Sendikamız heyeti, fuar için bulunduğu Nairobi’de Türkiye’nin Kenya Büyükelçisi Ahmet Cemil Miroğlu’nu da ziyaret ederek, iki ülke arasındaki diplomatik ve ticari ilişkiler hakkında bilgi aldı. Görüşmede öne çıkan notlar şöyle:
- Kenya, Afrika’ya giriş kapısı olarak değerlendirilebilir. Coca Cola gibi çokuluslu şirketlerin yanı sıra Birleşmiş Milletler gibi kuruluşların Afrika merkezleri de bu ülkede.
- Pazarda Türk ürünlerinin kaliteli olduğuna dair bir algı mevcut. Doğtaş, LC Waikiki gibi markaların da mağazaları bulunuyor.
- Afrika’da 41 tane Büyükelçiliğimiz bulunuyor. 2019’dan itibaren Cumhurbaşkanımızın ziyaretleri ile Afrika ile ilişkilerimizin daha da artması bekleniyor.