Tekstilde yerli üretime ek vergi desteği

Pamuk ipliği ve suni sentetik iplik ithalatına yüzde 5 ila 8 oranında getirilen ek gümrük vergisinin, ithalatın önünü kesip, yerli üretimi desteklemesi bekleniyor.

Türkiye’nin ihracat ve istihdamında lokomotif sektörlerinin başında gelen, 2018 yılında 27.9 milyar dolar ihracata imza atan tekstil ve hazır giyim seköründe, pamuk ipliği ve suni sentetik iplik ithalatına yüzde 5 ila 8 oranında ek gümrük vergisi getirildi. 16 Ocak 2019 tarihindeki Resmi Gazete’de yayımlanan 651 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile AB,   EFTA ülkeleri ve Serbet Ticaret Anlaşmamız bulunan Malezya, Singapur ve Güney Kore haricindeki ülkelerden ithalatı yapılan pamuk ipliği ve sentetik iplikler için ek gümrük vergisi ödenecek. Getirilen ek gümrük vergisi sayesinde içeride, yerli üreticinin korunması sağlanacak.
Karar, sektörde farklı yansımalara yol açtı. Bazı sektör dalları gümrük vergisini eleştirirken, bazıları haksız ithalatı kısıtlamak ve yerli üretimi korumak adına olumlu bir adım olarak değerlendirdi. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı ve İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği  (İTHİB) Yönetim Kurulu üyesi İsmail Gülle, ithalatta ek vergi uygulamasının, yerli üretimin desteklenmesi açısından fayda getireceğini söyledi. Kararı Türkiye’nin yerli üretimine yönelik olumlu bir adım olarak değerlendiren Gülle, ek gümrük vergisi kararının ayrıntılarını şöyle açıkladı:
“Kararın (1) 52.05 – “Pamuk ipliği (dikiş ipliği hariç) (ağırlık itibariyle yüzde 85 veya daha fazIa pamuk içeren ve perakende olarak satılacak hale getirilmemiş olanlar)”, (2) 52.06 – “Pamuk ipliği (dikiş ipliği hariç) (ağırlık itibariyle yüzde 85’den az pamuk içerenler) (perakende satış için hazırlanmamış)”, (3) 54.02 – “Sentetik filament iplikleri (dikiş ipliği hariç) (perakende olarak satılacak hale getirilmemiş) (67 desiteksten az olan sentetik mono filamentler dahil)”, (4) 55.09 – “Sentetik devamsız liflerden iplikler (dikiş ipliği hariç) (perakende olarak satılacak hale getirilmemiş)” ve (5) 55.10 – “Suni devamsız liflerden iplikler (dikiş ipliği hariç) (perakende olarak satılacak hale getirilmemiş)” olmak üzere 5 farklı 4’lü GTİP kodu altında takip edilen toplam 93 farklı 6’lı GTİP kodunun 63’ü için muhtelif oranlarda uygulanacaktır.”

63 üründe toplamda 2.4 milyar dolar ithalat
63 ürünün toplamında 2018 yılında 1.3 milyar dolarlık ihracat gerçekleştiğini vurgulayan Gülle, “Toplamda, 2.4 milyar dolarlık ithalat gerçekleştirmiştir. En çok ithalat gerçekleştirilen 540233 kodlu üründe ithalatımız 550 milyon dolar seviyesindeyken, bu ithalatın yüzde 38’i Hindistan, yüzde 34’ü Çin, yüzde 10’u ise Endonezya’dan tedarik edilmiştir” dedi.
Gülle, ithalatta ek vergi uygulamasının en büyük faydalarından birinin de, söz konusu ürünleri üreten yerli firmaları korumak ve sanayinin bu yönde gelişimine destek vermek olduğunu söyledi.

“İhracatı olumsuz etkilemez”
Konuyla ilgili görüştüğümüz İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçılar Birliği (İTHİB) Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Öksüz de ipliğe gelen ek vergilerin ihracatçıyı olumsuz etkileyeceği tezinin gerçeği yansıtmadığını söyledi. Öksüz gelişmeleri ‘faydalı’ olarak değerlendirirken, “Sektörümüzün iplik özelinde ithalat kaynaklı haksız rekabet baskısı ile karşı karşıya kaldığını uzun süredir gerek Türkiye Tekstil Sektör Kurulu, gerekse İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) olarak Bakanlığımız ve kamuoyumuz ile her fırsatta paylaşıyorduk” dedi. 2011 yılında tekstil ve hazır giyim sektörlerindeki birçok ürün grubunun yüzde 30’lara varan oranda İlave Gümrük Vergisi (İGV) ile koruma altına alındığını ancak ipliğin, korunan ürün gruplarının arasında yer almadığını hatırlatan Öksüz, “Her biri milyonlarca dolarlık yatırım ile kurulan ve Türkiye genelinde toplamda 25-30 milyar dolar değerinde yatırım tutarına sahip olduğu değerlendirilen iplik sektörümüzde, birçok fabrika bu süreçte maalesef kapanmak zorunda kaldı” diye konuştu.

“Sektörün talep ettiği korumayı sağlamaz”
Öksüz, Türkiye’nin cüzi ve sınırlı ilave vergi oranlarının, ucuz iş gücü ve enerji maliyetleri avantajına sahip küresel rakiplerinin yarattığı haksız rekabet baskısı karşısında sektörün talep ettiği korumayı yeterince sağlayamadığını belirtti ve devam etti: “Çünkü bahse konu ürünlerin ihracatında küresel rakiplerimizin önemli ve güçlü devlet sübvansiyonları sağladığı bilinen bir gerçek. Bu nedenle getirilen İGV oranlarının yeterli olmadığı endişesi oluşmuştur. Sektörümüzden aldığımız geri dönüşler de bu endişeyi daha da vurgulamaktadır. Öte yandan iddia edildiği gibi ipliğe gelen ek vergilerin ihracatçıyı olumsuz etkileyeceği tezi de gerçeği yansıtmamaktadır. Hali hazırda ihracatçılar Dahilde İşleme Rejimi kapsamında pamuk ipliği ve suni sentetik devamsız liflerden iplikler dahil, her türlü ham maddeyi, vergi ödemeden üretimlerinde kullanma imkanına sahiptirler.”
Getirilen ek gümrük vergisi için başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan olmak üzere ilgili tüm taraflara teşekkür eden Öksüz, yerli ve milli üretimin öneminin her geçen gün daha da arttığını, ancak getirilen ek vergilerin sembolik kaldığını söyledi.

Ek vergi kararı yerli üretimi sahiplenmedir”
SANKO Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Adil Sani Konukoğlu ise kararı, Türkiye’nin tekstil ve hazır giyim sanayisinin entegre üretim yapısı, sektörün sağladığı istihdam, üretim ve ihracatın korunması açısından da büyük önem taşıdığını belirterek yorumladı.
Kumaş ve hazır giyim üretiminin temel girdisi olan pamuklu ve suni-sentetik iplik üretiminin bugüne kadar ek vergi kapsamı dışında olmasının ve ürün ithalatında görülen artışların, elde edilen tüm kazanımlarını ve entegre üretim yapısını tehdit eder hale geldiğini belirten Konukoğlu, “Haksız ve dampingli ithalat baskısı altında yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalan iplik sektörümüzdeki üretim ve istihdam kaybı çok büyük boyutlara ulaşmıştı. Her ne kadar getirilen vergi yüzdeleri düşük seviyede de olsa, yerli üretimi sahiplenme adına olumlu ve önemli bir karar olarak niteliyorum” dedi.

“Türkiye büyük bir güç”
Türk tekstil ve hazır giyim sektörünün; ülke ekonomisine önemli istihdam ve döviz katkısı sağlayan, sahip olduğu yüksek kalite ve hızlı servis becerisiyle Uzakdoğu kökenli haksız ithalat baskısına karşı koyabilen ve dünya ihracatında da önde gelen ülkeler arasında olduğunu vurgulayan Konukoğlu, “Türk tekstil ve hazır giyim sektörünün dünya pazarlarında elde ettiği başarının temelinde sahip olduğu entegre üretim yapısı yer almaktadır. Nitekim mevcut makine parkı sayesinde ülkemiz nitelikli ve kaliteli ürünlerini rakiplerine göre çok daha kısa sürede ve sürdürülebilir şekilde temin ederek önemli bir rekabet avantajı elde etmektedir. 15 Eylül 2011 tarihinde yürürlüğe giren ve belirli tekstil ve hazır giyim ürünlerine yönelik olarak uygulamaya konan ek vergi kararı yatırım, üretim, istihdam ve dış ticaret istatistiklerinde olumlu gelişmeler sağladı. Bu kararın da entegre üretim yapısı kompozisyonunda olumlu sonuçlar sağlayacağına inanıyorum” diye konuştu.
Türkiye’de pamuk fiyatı seviyelerinde iplik ithalatı yapıldığına dikkat çeken Konukoğlu, “Haksız ithalat örnekleri yaşanan ülkemizde, uygulamaya konulan ek vergi oranlarının ‘daha caydırıcı seviyelerde tespit edilmesini’ beklemekteyiz” diyerek temennisini dile getirdi.

“Sorunumuzun çözümü için büyük bir adım”
Adana Sanayi (ADASO) Başkanı Zeki Kıvanç da kararı olumlu karşıladıklarını söyledi. Yıllık 1.3 milyar dolar değerinde ithalat gerçekleştirilen pamuk ve suni sentetik iplikleri ile ilgili uzun yıllardır bu konuyu gündeme getirdiklerini anlatan Kıvanç, getirilen ek gümrük vergisinin sorunlarla ilgili önemli ve büyük bir adım olduğunu belirtti.

“Yıllık 4 milyon ton iplik üretim kapasitemiz var”
Ülkemizde yıllık 4 milyon ton iplik üretim kapasitesi olmasına rağmen, haksız ithalat sonucu kurulu iplik üretim tesislerinin yüzde 40’ının atıl duruma düştüğünü vurgulayan ADASO Başkanı, milyonlarca dolarlık yatırım ile kurulan birçok iplik fabrikasının geçen süreçte kapanmak zorunda kaldığını söyledi. Uygulamaya konulan vergi oranlarının, ithalatı düşürmeye yetecek oranlarda olmadığını belirten Kıvanç şöyle konuştu: “Ek vergi bu haliyle iplik sektörüne beklenen faydayı sağlamayacak, fabrikaların boş atıl kapasitelerini doldurmayacak, kapalı iplik fabrikalarının da açılmasına imkan tanımayacaktır. Ülkemiz tekstil ve hazır giyim entegre yapısı içinde önemli bir yere sahip olan ve sektörün en temel girdisi olan iplik sektöründe önemli bir üretim kapasitesi bulunmaktadır. Ek gümrük vergisinin makul seviyelere yükseltilerek atıl durumdaki iplik fabrikalarının verimli çalışmasının sağlanması en büyük beklentimizdir.”

Serbest Ticaret Anlaşmaları’na dikkat
Ülkemizde yeterli üretim kapasitesine sahip ve yüksek ihracat yapan emek yoğun imalat sanayi sektörlerinin, yeni yapılacak serbest ticaret anlaşmalarında muafiyet kapsamına alınması gerektiğinin altını çizen Kıvanç, sözlerini şöyle tamamladı:
“Müzakereleri devam eden serbest ticaret anlaşmaları kapsamında özellikle Pakistan’ın Sri Lanka ve Çin ile yürürlükte olan serbest ticaret anlaşmaları (STA) nedeniyle, Çin ürünlerinin olası bir
STA kapsamında Pakistan üzerinden Türkiye’ye gümrüksüz giriş olanağı verilmiş olacaktır. Bu durumda Türk imalat sanayi sektörlerinin tamamı olumsuz etkilenecektir.”

TİM Meclis Başkanı İsmail Gülle:
Rekabet avantajı

Türkiye olarak bizim de yerli iplik üreticilerimize rekabet avantajı sağlamamız normaldir. Bununla birlikte iplik, ihracatımızın en önemli kalemlerinden olan hazır giyim, halı ve mobilya gibi sektörlerin de ara malı niteliğinde. Dolayısı ile getirilen ithalat vergisi, bu sektörlerimizi de etkileyebilecektir. Genel olarak düşünüldüğünde cari açığımızın kapanması açısından ara mamullere yönelim önemlidir. Bu anlamda özellikle ara malı ve yatırım mallarını destekleyici ithalat vergileri uygulamasının sağlıklı olduğunu düşünüyorum. Ancak, burada başka bir önemli husus şu: Uygulamaya giren ithalat vergileri yoluyla yerli ham madde ve ara mamul üreticilerimizin piyasa rekabetinde elde ettikleri avantajın da kötüye kullanılmaması gerekli. İplik üreticilerimiz özellikle bu fiyat avantajını yeni yatırımlara ve ürün sağladıkları diğer sektörlere de yansıtabilmeli ki, iplikteki rekabetçi koşullar tamamlayıcı ürünleri olan diğer tekstil üreticilerine de bir avantaj olarak yansısın. Yoksa ithalat, mali koşullar göz önünde bulundurulduğunda tekrar kaçınılmaz hale gelebilir, getirilen vergiler iplik üretiminde istenen avantajı yaratmayabilir. Buna hassasiyet göstermek, ülkemizin cari açığına destek olmak ihracatçılarımızın öncelikleri arasında olmalı.

İTHİB Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Öksüz:
İplikte ithalata gerek yok

Dünyada pamuktan nihai ürüne, tekstil sektöründeki tüm üretim aşamalarını gerçekleştirebilen ülke sayısı bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar az.
Tekstil ve hazır giyim sektörlerimizin Türkiye ekonomisine yarattığı katma değerdeki başarısının temelinde de bu entegre üretim yapısı yatmaktadır. Yıllık 26 milyar doları aşan katma değerli ihracatımız, bir milyonu aşkın istihdamımız ve her yıl 15 milyar doları aşan dış ticaret fazlası verdiğimiz entegre üretim yapımızın en önemli çarklarından birini iplik sektörümüz oluşturmaktadır. Entegre üretim yapımızdaki fonksiyonlardan birinin bozulması, uzun vadede tüm tekstil ve hazır giyim sektörlerimizi etkileyecektir.
Çok büyük yatırımlarla kurularak ülkemizin çok önemli ekonomik bir değeri olan ve yıllık dört milyon tondan fazla üretim kapasitesine sahip iplik sektörümüz, Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu iplik ihtiyacının tamamını karşılayacak güce ve yetkinliğe sahiptir. Âtıl kapasitede çalışan birçok firmamız ise İGV oranlarının sektörümüzün talepleri doğrultusunda yeniden değerlendirilmesi durumunda rahatlıkla 10 binlerce kişilik yeni istihdam yaratacak; güçlü üretim alt yapısıyla tekstil sektörümüz Türkiye ekonomisine daha fazla değer katabilecektir. Bu gerekçeler ışığında Ticaret Bakanlığımızın pamuk ipliği ve suni sentetik devamsız liflerden iplik ithalatına getirdikleri İGV’leri, sektörümüzün beklentilerini göz önüne alarak yükseltecek şekilde yeniden değerlendirmelerini talep ediyoruz.

ADASO Başkanı Zeki Kıvanç:
Verginin daha da yükseltilmesi gerek

Biz pamuk ipliğine yüzde 20, suni sentetik iplik ithalatına yüzde 30 ek gümrük vergi konulması talebinde bulunduk ancak getirilen oran yüzde 5-8 seviyesinde... Ucuz iş gücü ve enerji maliyetlerine sahip küresel rakiplerimizde, pamuk ipliği ve suni sentetik iplik ihracatına devlet sübvansiyonları sağlanması nedeniyle, getirilen ek gümrük vergi oranlarının yeterli olmadığı endişesini taşımaktayız. Aldığımız bilgilere göre ihracatçı ülkelerdeki firmalar, Türkiye’ye satacakları ipliklerde uygulamaya konan ilave gümrük vergisi oranları civarında iskonto yapmaya başlamışlar. Bu nedenle ek gümrük vergisi oranının sektörün beklentilerini dikkate alarak, yükselecek şekilde yeniden değerlendirilmesini talep etmekteyiz.